Çalıştay devam ediyor

Bartın Halk Eğitim Merkezi ve A.S.O Müdürlüğü Konferans Salonunda gerçekleştirilen toplantıya Bartın Valisi İsa KÜÇÜK, Bartın Milletvekili Avukat Yılmaz TUNÇ, Bartın Belediye Başkanı Cemal AKIN, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan KAPLAN, ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin SÖZEN ve beraberindeki Çekül Heyeti, Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri ve öğrenciler katıldılar.

Amasra Belediye Başkanı Emin TİMUR, Bartın Belediye Başkanı Cemal AKIN, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan KAPLAN, ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin SÖZEN, Bartın Milletvekili Avukat Yılmaz TUNÇ'un yaptıkları konuşmaların ardından açılış konuşması yapan Vali İsa KÜÇÜK “Sayın Milletvekelim çok değerli konuklar değerli Belediye Başkanlarımız Sayın Rektörümüz, Siyasi Partilerimizin değerli başkanları; bugün elli seneden beri hep gelen ama sadece Bartın için değil bütün Türkiye için bütün dünya insanları için Anadolu'da adım atmadık köy, şehir, kasaba izinin bulunmadığı bir nokta bırakmayan başta Sayın hocamız Metin SÖZEN beyefendiye ve gönüllü grubuna hoşgeldiniz diyorum sevgi ve saygılarımı sunuyorum. İyi ki geldiniz hocam. Elli sene sonra yine buralarda sizlerin ayak izinizi, el izinizi ve gönül izinizi tekrar yaşatıyoruz. 19.yy. II. yarısında ırmak taşımacılığı ve deniz ulaşımı imkanları sayesinde bölgenin ticaret, eğitim, kültür ve sanat merkezi olan Bartın 1930' lu yılların ortalarından itibaren hızlı bir değişim ve dönüşüm sürecine girmiştir... Ne yazık ki bu dönüşüm giderek kimlik kaybına dönüşmüştür. 1930 lu yıllara gelindiğinde bölgede gezi inceleme yapan edebiyatçı ve tarihçi yazar İsmail Habip SEVÜK Bartın'a geldiğinde Bartın'da bin ticarethane, yazıhane var. İki bin tane ev var diyor. İki eve bir işçi düşüyor diyor. 1980' li yıllarda başlayan transformasyon tartışması Bartın'ı da etkilemiş, 90'lı yıllarda da “Yeni Dünya Düzeni” ideolojisi ile güçlenen fırtına boraya dönüşmüştür. Hızlı bir değişim dönüşüm başlamıştır. O güzel evler, konaklar, yakılıp yıkılmaya betonlaşmayla yapılıp satılmaya başlamıştır. 1991 yılında Bartın'ın il olması büyük bir sevinç ve coşkuyla karşılanmışken aynı yıllarda TTK işletmelerinde başlayan daralma süreci bölgeyi ve Bartın'ı sosyo-kültürel ve ekonomik yönden olumsuz etkilemiştir. 10 yılda 20 bin kişi ilden dışarıya göç etmiştir. Kırsal kesimde köyler adeta boşalmıştır. Bu dönemde Prof. Dr. Güven BİLSEL tarafından yapılmış olan “Bartın Koruma Planı” Belediye Meclisince kabul edilmeyerek, uygulamadan çekilmiştir. Sonra 219 adet yapıdan koruma kararı kaldırılmıştı. 2003 yılına kadar koruma amaçlı plan uygulanmadığı için Bartın bugüne geldi. Şimdi hepimiz “Keşke korunabilseydi” diyoruz. Amasra; Bu tarihi liman kenti, Çeşm-i Cihan... 1940'lı yıllardan itibaren Ankarada'ki yabancı misyonun tercih etmeye başladığı ve Karabük Demir- Çelik çalışanlarının sayfiye yeri olan bu şehir Türkiye'deki ilk kültür turizmi kentlerinden de biriydi. 1970'li yıllarda bir anda madenci kenti oldu. Hızlı bir kimlik değişim süreci başladı. Tarihi ve doğal doku, mimari kimlik hızla yok edildi. Kooperatif evleri, apartmanlar geleneksel kimliği yok etti. Kömür karası denizi ve plajları öldürdü, turizm bitti. Nerede hata yaptık tartışması ve çözüm arayışları başladı. 1970'li yılların ortalarında arkeolojik sit alanları belirlendi; 1998 yılından bu yana da koruma amaçlı imar planı uygulanmaya başladı ve plan zaman zaman revize edildi. Şimdi Amasra'yı her gören yazık olmuş diyor. İnsan yetiştirme düzenimize yakından bakmak lazım. Ve hemşehri hukukumuzu bireylerin yaşadıkları kente ve çevreye karşı olan sorumluluk ve yükümlülüklerini kültür mirasımızın sadece geçmişin değerleri olmadığı bugün ve gelecekte bizleri bir arada tutan, ortak değerlerimiz olduğunu hayata geçirecek şekilde zihinlerde yer etmesini sağlamalıyız. Tarihi kültür mirasının korunması konusunda “Bırakınız yapsınlar, bırakınız gezsinler” diyemeyiz. Amasra'da turizm, kömür ve madencilik faaliyetleri ve tarihi mirasın birbirine zarar vermeden bir arada yaşamasına imkan verecek “yeni bir yol bulmalı ya da yeni bir yol yapmalıyız.Ankara Belediye Başkanı Ulus'u yıkıp yeniden inşa edeceğiz diyor. Küçük liman peyzaj düzenlemesi, kalenin restorasyonu ile kale içi ve Boztepe'nin içindeki binalarda kültür mirasına uygun yeni inşa/restorasyon çalışmaları Amasra'da tarihle barışmak için atılacak adımların başında yer almaktadır. Ayrıca bugün TTK'ya ait olan kömür ocaklarının bulunduğu bölge endüstriyel miras müze olarak düzenlenmeli, ocaklar ve diğer faaliyetlerin Tarlaağzı'na taşınması fikri üzerinde çalışma başlatılmalıdır. Bölgemizin ve özellikle Bartın'ın 3 bin yıllık tarihinde değişmeyen, dönüşmeyen en önemli referansı “Bartın Çayı”dır. Bartın ırmağıdır. Ta Homerostan başlayarak, tarihçi ve gezgin Strabon, Evliya Çelebi, Uluslu İbrahim Hamdi Bey... İsmail Habip Sevük, Şair Durbaş. Bu nedenle bugünkü oturumun ikinci konusu olarak “Bartın Irmağı” nı seçtik. Su ile barışık insan, nehirle barışık şehir... Özel bir tabiat varlığı olarak dünyaya Bartın'dan bir armağan olsun diye projeyi başlattık. Daha çok tartışılacak.. Bugünkü ilk... İkinci referans noktası sadece şehrin değil bölgenin uzun yıllar ticaret merkezi olan Bartın Arastası'dır. Bugün kentin bütün olarak korunmuş en iyi noktasıdır. 2002-2003 yıllarındaki yayalaştırma, küçük onarım, boyama ve kültürel peyzaj çalışmaları iyi ama yetersiz bir çaba olarak kalmıştır. Alanda cesaretle yeniden çalışmalı, gece saatleri dışında yayalara terkedilmelidir. O sokakların üzeri örtülerek bir “kapalı çarşı” dönüşümünü tartışmaya açalım. Üçüncü referans noktamız Tersanecilik. Ahşap gemi yapımcılığı. Bartın çayı kenarında artık bir elin parmakları ile sayılabilecek kadar azalmış olan bu zanaat-sanat kolu canlandırılmalı, Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Denizcilik Anadolu Meslek Lisesi ile ilişkilendirilmelidir. Son olarak Bartın evleri-konakları. Sokağa açık, mahalle ile barışık bu evlerden maalesef günümüzde çok dağınık ve 241 adet kalmıştır. Kanlı Irmak caddesi dışında görsel bütünlük, kentsel silüet sunan bir mekan yoktur. Büyük bir hamle ile belki yalı boyundan başlayarak taa çevre yoluna kadar Kanlı Irmak caddesinde bu dönüşüm gerçekleştirilebilir.(Ankara Büyükşehir Ulus da olduğu gibi) Kentsel mimari kimliğin sokak bütünlüğü içinde yeniden inşası Bartın Valiliği olarak bizimde gündemimizdedir. Dünyada “Mimari Etnografik Kompleks” olarak adlandırılan bütünlük 20-25 ev ve işyerinden oluşan bir mahalle, sokakları ile inşa edilerek yaşatılma düşüncesinden hareketle hayat bulacak projede 20-25 Bartın evi inşa edilerek hem bir mimari etnografik mahalle-müze hem de turizm odaklı bir alışveriş merkezi hedeflenmiştir. Zemin katlar yöresel el sanatları üretim ve satış dükkanları, üst katlar gündelik yaşam gereksinimlerine cevap verecek işlevlere açık olan yapılar kompleksin bu yönleri ile bölgeye gelen turist gruplarının en önemli ziyaret noktalarından da biri olacaktır. “Yeni Bartın Arastası” olarak da adlandırabileceğimiz bu yapılar için 300 dönümlük bir arazi üzerinde planlama çalışmalarına başladığımızı da belirtmek isterim. Bu toplantılarda yapılan açıklamalar, anlatılan başarı öyküleri, uygulanarak denenmiş yeni bilgiler ve doğrular mahalli yöneticilere destek vermekte ve onları yeni başarılar için cesaretlendirmektedir. İyi ki varsınız ve iyi ki köy köy, yehir şehir bu cesareti ve başarıyı çoğaltıyorsunuz. Nice başarılara. Değerli konuklar Sayın hocam bu toplantılarda Mahalli yöneticilerden destek buluyoruz derin bilgiler ediniyoruz. En önemlisi cesaretleniyoruz. Az önce Sayın Başkanımızda belirtti Cemal Bey,dün konuştuklarımızın hepsini yapacağız dedi. Onun için daha sık bir araya gelelim. Daha çok enerjimizi bilgimizi beraber paylaşalım arzu ediyorum. Bütün yoğun çalışmalar arasında başta ÇEKÜL Vakfı Başkanımız olmak üzere Sayın Metin SÖZEN'E ve ÇEKÜL çok değerli uzmanlarına Bartın'a zaman ayırdıkları için teşekkür ediyorum. Sayın konuklarımızı, sevgili öğrencilerimizi bir kere daha sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” dedi.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.