Uğurluel: Kanuni Sultan Süleyman'ın farkı...

Tüm Çalışanlar ve Emekliler Yardımlaşma Eğitim Kültür ve Sanat Derneği (TÜMÇED) organizasyonuyla Toksözler Market sponsorluğunda Araştırmacı Tarihçi Yazar Talha Uğurluel’in anlatımıyla Kanuni Sultan Süleyman konulu konferans düzenlendi. Belediye Sosyal Tesislerinde düzenlenen konferansa İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İbrahim Kayış, Yardımcısı Hasan Hüseyin Uzun, Bartın Müftüsü İsmail Bayrak, Müftü yardımcıları Veyis Polat, Rıdvan Karataş, BAKİAD Başkanı Birol Dikyurt, TÜMÇED Başkanı Yılmaz Sürül, daire amirleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile birlikte yaklaşık 500 davetli katıldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan TÜMÇED Başkanı Yılmaz Sürül Osmanlı tarihinin, yabancıların etkisiyle çoğu zaman yanlış öğrenildiğini, dedelerinin nasıl oturup kalktığını bile bilmeyenlerin yaptığı dizilerden tarihin asla öğrenilmeyeceğini ifade ederek tarihi doğru kaynaklardan öğrenmek için Bartın’a Tarihçi Yazar Talha Uğurluel’i davet ettiklerini söyledi.

KANUNİ BAŞARIYI ALLAH’TAN BİLİRDİ

Talha Uğurluel sunumunda Kanuni Sultan Süleyman döneminin sanatını, yönetim anlayışını, harem hayatını, Hürrem Sultanı, Kanuni’nin Fransa kralına yazdığı mektubu ve vasiyetini anlattı. Uğurluel, Mohaç Muharebesi’nden sonra Kanuni’nin “Bugün kalbime biraz gurur girdi yatağımı dehlize serin” dediğini ve o gece dehlizde yattığını anlatarak büyük padişahın iç dünyasına ışık tuttu. Kanuni Sultan Süleyman'a 'Kanuni' denilmesinin nedeninin, padişahın pek çok kanun koyarak bunları doğru şekilde uygulamasından kaynaklandığını ifade eden Talha Uğurluel, "Bugün Türkiye'de insanlarımız yanılgı içine düşüyor. Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi Hafsa Sultan dekolte kıyafetlerle sarayda dolaşmazdı. Bu tür giyime ancak Fransız saraylarında rastlanır. Hafsa Sultan, Kanuni sefere çıktığı zaman gece kalkıp dua ederdi. Hürrem Sultan'ın ise altı çocuğu vardı ve gelirinin tamamını hayra bağışlardı. Türkiye'de, bizim en büyük hatamız saray deyince akla Avrupalıların sarayları, taç deyince onların taçları, taht deyince onların tahtları geliyor. Kanuni'nin 46 yıllık ömrünün geçtiği yer Topkapı Sarayı'ndaki bir odadır. Onu asıl büyük yapan, başarı karşısında şımarmamak, 'ne oldum delisi' olmamak ve kendisini hesaba çekmekti. 'Unutma ey Süleyman bu başarı Allah'tandır' diyebilmek farklı dünya liderleriyle Kanuni Sultan Süleyman arasındaki farktır" dedi.

SENARİSTLER ÇARPITIYOR

Tarihçi Yazar Talha Uğurluel, Kanuni Sultan Süleyman'ın, şatafatı seven, her gün bir başka kadınla gönül eğlendiren, hazine mallarını dağıtan, zevk ve sefa içerisinde yaşayan, içki içen biri olmadığını söyledi. Tarihçi Yazar Talha Uğurluel, Kanuni Sultan Süleyman'ın, şatafatı seven, her gün bir başka kadınla gönül eğlendiren, hazine mallarını dağıtan, zevk ve sefa içerisinde yaşayan, içki içen biri olmadığını söyledi. Uğurluel, bu tür yakıştırmaların Avrupalı oryantalistlerle, bunların Türkiye'deki uzantıları tarafından, özellikle diziler aracılığı ile yapıldığını kaydetti. Yurt içinde ve yurt dışında üç yıldan fazla süren Kanuni Sultan Süleyman ve Topkapı Sarayı araştırmaları sonrasında bulduğu, tamamı orijinal belgeler ve kendi çektiği fotoğraflardan oluşan arşivle konferanslar verdiğini ifade eden Uğurluel, televizyonda gösterilen Kanuni dönemini veya Osmanlı'yı anlatan dizilerde senaristlerin çarpıtma yaptığını söyledi.

KANUNİ’NİN ŞAŞIRTAN VASİYETİ

Kanuni’nin vasiyetini anlatan Talha Uğurluel şöyle konuştu: “Cihan sultanı defnedilmek üzere kendi adına yaptırdığı Süleymaniye Camii avlusundaki türbesine getirilir. Kabre konulmak üzereyken bir sandık konur ortaya ve tabutun yanına gömülmek istenir. Bu sandığın içinde, kırk altı yıllık saltanatı boyunca Şeyhülislâmdan aldığı fetvalar vardır. Ancak bu durumu kimse bilmemektedir. Bu olayı dikkatle izleyen Kanuni’nin, gözü gibi, gönlü de tok, ruhu yıkanmış; “Halde haldeşi, yaşta yaştaşı, ahirette kardaşı, doğru yolda yoldaşı” ilim ve hukuk abidesi Molla Ebussuud Efendi: Dinimizde cenazenin yanına kıymetli eşyalar konulması caiz değildir. Bu adet Mecusilerde vardır, derse de orada hazır bulunanlar padişahın vasiyetini bir kez daha hatırlatırlar. Tekrar söz alan Ebussuud Efendi: Sultan Süleyman Han ne kadar ısrar etse, dinin emirlerini çiğneyecek kadar ısrar etmez. Çünkü şimdiye kadarki Osmanlı padişahları gibi, merhum padişahımız da Şeyhülislâmın fetvası olmadan hiçbir iş yapmamıştır, yapılması için emir de vermez. Madem üsteliyorsunuz, açalım sandığı, değerli bir şey var ise gömmeyiz, eğer yoksa gömeriz.

EBUSSUUD EFENDİ AĞLIYOR

Bunun üzerine sandık Ebussuud Efendi’ye verilmek üzere istenir. Tam verilirken sandık yere düşer ve içinden bir sürü kâğıt yere saçılır. Bunlar Şeyhülislâm Ebussuud Efendi’nin fetvalarıdır. Kanuni bu davranışı ile “Ne yaptımsa fetva ile yaptım. Kabirde tedvin ettiğim (derlediğim) kanunlardan sorguya çekilirsem şahit olarak bunları göstereceğim ve Allah’ın huzuruna öyle çıkıyorum” demek istemektedir.Bu hadiseye bizzat şahit olan Ebussuud Efendi’nin gözyaşları içinde söylediği şu sözler ise ayrı bir ibret vesikasıdır: “Ah Süleyman, sen kendini kurtardın, ya biz ne yapacağız?

Yaklaşık 3 saat süren ve yoğun ilginin gösterildiği konferans sonunda Tarihçi Yazar Talha Uğurluel’e TÜMÇED adına Bartın Müftüsü İsmail Bayrak tarafından hediye takdim edildi. Programın sponsoru Toksözler Market Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Aydemir Toksöz’e de katkılarından dolayı TÜMÇED adına Bartın Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof.Dr.Ali Naci Tankut tarafından plaket takdim edildi. Daha sonra Talha Uğurluel kitap ve CD’lerini imzaladı.

H.Önder

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.