Tunç, TBMM'nde Ticaret Kanunu hakkında konuştu

“ÜLKEMİZ BÜYÜK BİR HUKUK REFORMUNA SAHNE OLDU”

Ülkemizin son yıllarda büyük bir hukuk reformuna sahne olduğunu belirten Milletvekili Tunç; “22'nci Yasama Dönemi ceza hukuku alanındaki reformların gerçekleştiği bir dönem olmuş, temel ceza yasalarımızın tamamı yenilenmiştir. 23'ncü Yasama Dönemi de özel hukuk alanında temel kanunlarımızı iktidar ve muhalefetiyle birlikte inşa ettiğimiz, hukuk reformuna birlikte imza attığımız bir dönem olarak tarihe geçmiş, Borçlar Kanunu'muz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'muz ve Türk Ticaret Kanunu'muz Meclisimizden geçmiştir.” Dedi.

“İŞ VE TİCARET DÜNYASININ TALEPLERİNİ DİKKATE ALDIK”

22'nci Yasama Döneminde Komisyonda görüşülen ancak Genel Kurulda görüşülemeyip 23'ncü Yasama Dönemine kalan ve 23'ncü Dönemde de yasalaşma süreci tamamlanan yeni Türk Ticaret Kanunu'nun 14 Şubat 2011 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren kamuoyunda tartışılığını ve kanunun bazı maddeleri değiştirilmeden yürürlüğe girmesi durumunda ticari hayatın olumsuz etkilenebileceği ve uygulamada sorunların yaşanabileceği yönünde iş dünyasından ve kamuoyundan yoğun talepler yükseldiğini belirten Milletvekili Tunç, Uygulamada ortaya çıkabilecek sorunların asgariye indirilmesi için gerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'muzda gerekse de 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'da değişiklikler yapılmasını teminen görüşmekte olduğumuz tasarının hazırlandığını, tasarıdaki maddelerin uygulamadaki sorunları asgariye indirecek önemli düzenlemeleri ihtiva ettiğini ve 1 Temmuzdan önce yasalaşması durumunda ticaret dünyasının endişelerinin de ortadan kalkacağını söyledi.

“YENİ TİCARET KANUNUMUZ GELİŞEN TÜRKİYE’NİN İHTİYAÇLARINA CEVAP VERECEK”

1 Temmuz tarihinde yürürlüğe girecek olan 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu'nun çağımızın ihtiyaçlarına, dünya ticaretindeki gelişmelere paralel önemli yenilikler getirdiğini belirten Milletvekili Tunç, yeni kanunun dünyanın en hızlı büyüyen ülkelerinin başında yer alan Türkiye'deki işletmelerin, ticari ve ekonomik yönden uluslararası rekabet piyasalarında güçlü aktörler olarak çalışmalarını sağlayacak kurum ve sistemlere sahip olmasının önünü açacak hükümleri içerdiğini söyledi.

“TİCARET KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER”

Milletvekili Tunç, Yeni Ticaret Kanuna yapılan eleştiriler doğrultusunda belirlenen sorun alanlarının yapılan değişikliklerle çözüme kavuştuğunu belirterek; “Tacirler tarafından düzenlenen belgelerde yer alacak bilgiler sınırlandırılmaktadır. Ticari mektuplarda ve ticari defterlere yapılan kayıtların dayandığı belgelerde bulunması gereken hususlar olarak, gerçek kişi tacirler ile şahıs şirketlerinde ticaret şirketi, işletmenin merkezi, ticaret sicili numarası; sermaye şirketlerinde ise farklı olarak İnternet sitesi oluşturma yükümlülüğü olanlar bakımından İnternet sitesi adresi olarak belirlenmiş, ticari defterlere ilişkin olarak ticari defterlerinin açılış onaylarının zamanının belirlenmesi, İnternet sitesi defterinin kaldırılması ve defterlerin Vergi Usul Kanunu'na göre tutulmasına yönelik düzenlemeler yapılmıştır.

Tasarıyla şirketlerin finansal tablolarının ilan zorunluluğu kaldırılmaktadır. Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyelerinin en az birisinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması, en az birisinin yerleşim yerinin Türkiye'de olması, en az birisinin dörtte 1'inin yükseköğrenim görmüş olması, limitet şirketler bakımından ise müdürlerin en az birisinin yerleşim yerinin Türkiye'de olması gibi şartlar kaldırılmıştır.
Şirket ortaklarının şirkete borçlanmaları belirli şartlara bağlı olarak mümkün hâle getirilmektedir. Anonim şirketlerde ortakların sermaye taahhüdünden doğan vadesi geçmiş borçları bulunmaması hâlinde ve şirketin serbest akçelerle birlikte kârı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde ise şirkete borçlanabilecekleri düzenlenmiştir. Yönetim kurulu üyelerinin üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarının şirkete nakit olarak borçlanmaları yasaklanmıştır. Limitet şirketlerde ortaklar ile müdürlerin borçlanabilmesinin de anonim şirketlerle aynı esaslara bağlı olması yönünde değişiklikler yapılmıştır.

Bağımsız denetime tabi olacak şirketleri belirleme yetkisi Bakanlar Kuruluna verilmiş, işlem denetçileri kaldırılmış; denetçi tarafından olumsuz görüş verilmesi veya görüş verilmesinden kaçınılması hâllerinde ortaya çıkan denetçi görüşü sonuçları yeniden düzenlenmiştir. İmtiyaza ilişkin düzenlemeler yapılmış, örneğin, yüzde 50'den fazla kamu payı olan şirketlerde kamu aleyhine imtiyaz tesis edilmesi önlenmiştir.

Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, tasfiye memurlarının sebep oldukları zararlarda kusuru ispat yükü yeniden düzenlenerek kusuru iddia edenin ispat edeceği yönünde düzenleme yapılmıştır.

Anonim şirketlere tanınan sermayenin dörtte 1'inin kuruluş anında, kalan kısmının ise yirmi dört ayda ödenmesi imkânı limitet şirketlere de tanınmıştır.

Bakanlar Kurulu tarafından denetim kapsamına alınan şirketlerin İnternet sitesi kurma zorunluluğunda bulunacağı ve bazı endişeleri ortadan kaldırmak maksadıyla İnternet sitesinde şirketçe kanunen yapılması zorunlu ilanların yayınlanacağı yönünde değişiklik yapılmıştır.

Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla anonim şirketlerin, şirket kurmak veya sermayesini artırmak amacıyla halktan para toplaması yasaklanmış ve buna aykırı eylemin yaptırımı da ağırlaştırılmıştır. Bunun yaptırımı altı aydan iki yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir.

İş ve ticaret dünyası tarafından çok sıkça eleştirilen hapis cezalarıyla ilgili değişiklikler yapılmış, suç ve cezalara ilişkin düzenlemeler "orantılılık ilkesi" gereği yeniden ele alınmıştır ve bu paralelde, örneğin üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektiren 18 suçun yaptırımı idari para cezasına dönüştürülmüştür.

6102 sayılı Kanun'da düzenlenen "iş bölümü ilişkisi" hem teorik bakımdan hem de uygulama bakımından sorunlar doğurmaktaydı çünkü mahkemelerin görev alanı hukuk yargılaması bakımında kamu düzeninden kabul edilirken, ticari uyuşmazlıklar ve çekişmesiz yargı işleri bakımından özel mahkeme niteliğindeki asliye ticaret mahkemeleriyle asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin iş bölümü ilişkisi sayılması işin niteliğine uygun düşmemektedir. Keza iş bölümü itirazında bulunulmaması hâlinde, aslında ticari olan uyuşmazlıkların asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi veya tersi durumla karşılaşılmaktaydı. Bu hususlar dikkate alınarak asliye ticaret mahkemeleriyle asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin iş bölümünden çıkarılarak, diğer mahkemelerde olduğu gibi görev ilişkisine dönüştürülmüş olması da yerinde bir değişiklik olmuştur.

Yine Komisyonda yapılan başka bir değişiklikle de tasarıda kimlerin denetçi olacağının belirlenmemesinin önemli bir eksiklik olduğu, bu yönüyle de 6102 sayılı Kanun'un ruhuna da aykırı olduğu gerekçesiyle, denetçinin bağımsız denetim yapmak üzere, 3568 sayılı Kanun'a göre ruhsat almış yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir unvanını taşıyan ve Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen kişiler veya ortakları, bu kişilerden oluşan sermaye şirketi olabileceği yönünde yerinde bir değişikliğe gidilmiştir.”

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.