Dışarıda Neler Oluyor?

Bartınspor, sadece futbol değil çok daha ötesidir Bartın için.
Bartınspor, siyaseti ticareti bir kenara bırakıp aynı renk aynı soluk olmaktır.
Bartınspor, yüzlerce kilometre uzakta da olsanız kimi zaman sevinç kimi zaman hüzne ortak olmaktır.
Bartınspor, yürekteki aşk ve ateşle, cepteki simit parasıyla yollara düşmektir.
Bartınspor, iyi günde kötü günde dik durup dik tutabilmektir armayı.
Bartınspor, tarihtir ve Bartınsporlu olmak herşeye inat Bartınspor’u geleceğe taşıyabilmektir.

Yıllardır büyük özlemle beklenen 3. Lig yolunda mücadelesini sürdüren Bartınspor için, 18 Kasım’da oynanan Geredespor karşılaşmasından sonra yine kalemler kırıldı. Öyle şeyler yazıldı çizildi ki bu yazılanlar sonrasında İstanbul’dan, Ankara’dan neler olduğunu merak edip arayıp soranlar oldu. “Bartınspor’da neler oluyor” başlıkları işlerken gazete manşetlerine, Bartınsporlu futbolcular bile “dışarıda neler oluyor” diye sorma ihtiyacı duydular.

Tüm bu gelişmelerin çalkantıların ortasında Bartınspor’u yakından tanıyan takip eden biri olarak yazma ihtiyacı duydum. Çünkü bazı hususlar hiç olmadığınca yanlış aktarıldı kamuoyuna. Hatta Bartınspor’un, Geredespor karşısında aldığı mağlubiyet maddiyata bağlandı. Alacaklarının ve maç başı primlerinin sezon başında belirlenen şartlar doğrultusunda ödeniyor olmasına karşın futbolcuların paralarını alamadıkları ve buna ilişkin sahada mücadele etmedikleri hatta yürüdükleri yazıldı. Ancak bir şey unutuldu. Bir futbolcu sahaya çıktığında alacak verecek ne var ne yoksa hepsini bir kenara koyar. Taşıdığı forma için, formasında ki arma için ve her şeyden öte içindeki futbol aşkının tetiklediği kazanma arzusuyla mücadele eder. Nitekim Bartınsporlu futbolcular Geredespor maçında 90+4 dakika boyunca ne gerekiyorsa yaptılar. Futbolun meyvesi diye nitelendirdiğimiz gol için sayısız pozisyon da ürettiler. Beklenen gol ilerleyen dakikalara karşın gelmeyince ve üstüne taraftar baskısı da eklenince takım biraz bocaladı. Normal şartlar altında taraftar kitlesinin hedefi rakip takım ve hakemi baskı altına almak olmalı. Ancak bizde işler tersine işleyince baskıdan nasibini alan Bartınspor oldu. Maçın 70. dakikasında konuk ekip Geredespor’un kazandığı penaltı ise bir nevi kader anıydı maç için. Penaltıdan yenilen gole karşın toparlanmasını bilen bir Bartınspor vardı sahada. Üst üste aldığı iki deplasman galibiyetinden sonra kendi sahasında da kazanarak taçlandırmak istiyordu galibiyet serisini. Beraberliği yakalamak adına rakip kaleye yüklenen temsilcimiz 82. dakikada gelişen bir kontra ataktan kalesinde 2. golü gördü. Farkı artıran Geredespor savunmaya, Bartınspor ise tüm hatlarıyla rakip kaleye yüklendi bu dakikadan sonra. Ve adı bazı gazetelerde “para yoksa galibiyette yok” diye işlenen adam Kaptan Ferdi kalabalık Geredepsor savunmasının arasından sıyrılıp golünü de attı. Geredesporlu oyuncular o an “5 dakika daha sıkın dişinizi” diyorlardı birbirlerine. Bunu kale arkasında bizzat duydum öyle yazıyorum. Bu da Bartınsporlu futbolcuların sahada yürümediklerinin ve aksine akın akın Geredepsor kalesine yüklendiklerinin göstergelerinden sadece biriydi. Her ne kadar beraberlik için yüklense de temsilcimiz maç konuk ekip Geredespor’un galibiyetiyle bitti. Ve işte o andan itibaren beklide fırsat bekleyen kalemler yazdı da yazdı. Oysaki futbolun doğasında var yenmek yenilmek ve yenişememek. Bugün süper ligin lideri Galatasaray bile ligin düşme hattındaki takımlarından Kardemir Karabükspor’a mağlup oldu kendi sahasında. Ve çok değil birkaç gün sonra Mancester gibi bir dünya devini mağlup gönderdi İstanbul’dan.

Sadece eleştirmekte değil, yerden yere de vurmak için, Bartınspor’un mağlubiyetinden sonra rakibi Geredespor ligin vasat takımı olarak belirtildi. Vasat sanılan takım geçtiğimiz sezon şampiyonluk iddiası olan takımları durdurdu. Bu sezon aldığı puanlarsa zaten ortada. Merak edenler TFF resmi internet sayfasından Geredespor’un geçen sezon ve bu sezon aldığı puanları ve hangi takımların canını yaktığını görebilirler. Tabi maksat sadece eleştirmek olunca her şey yazılabiliyor. Tesislerde ki yemek yetersizliğinden tutun da kalorifer mevzusuna kadar. Antrenmanları takip etmek için zaman zaman gittiğim Bartınspor tesislerinde sadece sahada koşan futbolcuları görmüyoruz gazeteci olarak. Dinlenme salonlarından tutunda yemek salonlarına hatta yattıkları odalara kadar görüyoruz. Ve ne zaman tesislere gitsem et yemeğine denk geliyorum. Sanırım benim şansıma. Çıkan haberlerden sonra futbolculara soruyorum hatta sorduruyorum yemekler konusunda bir sıkıntınız var mı diye. Aldığımız cevapların tamamı bir sıkıntımız yok gayet iyi şeklinde oluyor. Ama bazı medya organlarına sanki yemek çıkmıyormuş ve çıksa da yetersizmiş gibi yansıyor. Sadece şaşırıyorum. Kaloriferlerin yanmadığına ilişkin iddialarda geliyor gündeme. Yine şaşırıyorum. Oysaki kaloriferler de yanıyor. Sadece kazanın sürekli kontrol edecek bir görevli konusunda sıkıntı söz konusu oluyor ve bu da kısa sürede yönetim tarafından çözülüyor. Yalnız olay neredeyse yakacak kömür yok havasına taşınıyor. Deplasmanlardan üst üste galibiyetlerde dönen Bartınspor için, Geredespor mağlubiyeti sonrasında ligi tamamlayabilecek mi sorusu yoktan var edilip gündeme getiriliyor. Yani Bartınspor yıpratılsın diye uğraş veriliyor.

Aslında her sezonda olan yani artık olağan hale gelen şeyler bunlar. Daha geçtiğimiz sezon bu takım küme düşer denilirken Bartınspor’un play of mücadelelerine katıldığını unutmamak gerekir. Birileri elbet eleştirecek yazacak çizecek. Bartınspor ise her şeye rağmen mücadelesine devam edecek.

Bülent Bostancı / BartınTV

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.