Osmanlı Yetimi BOSNA

OSMANLI YETİMİ BOSNA

Bosna; Başkenti Sarayeva (Saraybosna) Doğu ve Batı kültürlerinin geçiş yeri özelliğine sahip. Ülke Nüfusu: 4.300.000; İklimi: Karasal iklim ve Akdeniz iklimi. Ülke nüfusunun yarısı Müslüman (Boşnakların hepsi), 1984 Kış Olimpiyatları burada düzenlenmiş. Yeşil ve temiz bir ülke. Yemek kültürü bize çok yakın. Boşnakça ile Türkçede ortak yaklaşık 3-4 bin kelime var. Ekonomisi tarım ve ticaret üzerine kurulu. Başka ülkelere elektrik ve kömür ihraç ediyorlar. Bazı bölgelerde Lavanta bitkisi yetiştiriliyor. ( Lavanta kozmetik ve deterjan yapımında kullanılıyor.)

Bosna’nın başka tarihi bir Şehri de Mostar, tarihi köprünün adı da “Mostar Köprüsü” Mostar Köprüsü, Mimarinin olağanüstü bir örneği; 1566 yılında 29,5 m genişliğinde, 20 m yüksekliğinde inşa edilmiş. Güzelliğinden dolayı ona “Taş kesilmiş ay” denmiş. Fatih Sultan Mehmet’in emriyle Mimar Hayrettin 9 yılda tamamlamış (Kilit taş sistemiyle). Savaştan sonra da Bayburt ve Bolu’nun taş ustaları restore etmiş

Travnik şehri de gezdiğimiz yerlerden birisi. Bosna Hersek’teki en güzel kulelere sahip. Osmanlı dönemi boyunca vezirlerin başkenti olmuş. Osmanlı sarayına bal ve peynir bu şehirden gidermiş. Yeşil ve temiz bir şehir. 70 vezir çıkmış bu şehirden. Sokollu Mehmet Paşa da bu şehirden. Travnik şehrinde Elçi İbrahim Paşa Medresesi Bosnalılara ait aktif olarak hizmet veriyor; bizdeki Anadolu imam hatip liseleri gibi. Hem müspet bilim hem de dini ilimler öğretiliyor.

Fatih Sultan Mehmet Bosnalıların rahatça dinlerini yaşamalarına izin vemiş. Can ve mal güvenliğini temin etmiş. 1463’te Bosnalılara Sırpça hitap ediyor. Gönülleri fetheden Fatih’in etkili konuşmasıyla 35.000 insan islam’a ısınıyor.

Ahmet Yesevi’nin torunu Sarı Saltuk, Bosna’ya 13. Yüzyılda Alperen ve dervişleriyle gidip tebliğ yapan insanlardan. Orada “Tekke” açıp hizmet vermişler. Hatta o insanların gönüllerini kazanmak adına onların bağ-bahçe ve tarla işlerine de yardım etmişler. Osmanlı, Bosna’yı fethetmeden önce gönülleri kazanmış. Osmanlı hala aranıyor, sevilip sayılıyor. Her yıl Boşnaklar Müslüman oluşlarının yıl dönümünü kutluyor. Bu yıl 501. Yıl kutlanacak. Kutlamalara yurt dışındaki Boşnaklar da katılıyorlar.

Saraybosna’daki Fatih Camii 1456 yılında inşa edilmiş. Restorasyonunu ise yenilerde Bursa Büyükşehir Belediyesi yapmış. Camilerde namaz kılınan yerin yan tarafında sıralarla donatılmış sınıf şeklinde yerler dikkat çekiyor. Rehber arkadaş o sınıflarda yetkili hocalar vasıtasıyla öğrencilere yıl boyu Kur’an öğretildiğini söylüyor.

Kanuni Sultan Süleyman’ın yeğeni Gazi Hüsrev adına yapılan camiyi ziyaret ettik. O camiye Begova Camii de deniyor. (Aliyev İzzet Begoviç’e ithafen) Bu camide önemli bir gelenek var: Yaklaşık beş yüz yıldır öğle ikindi arası Kur’an hatmediliyor. Caminin etrafında medrese, çarşı ve saat kulesi var. Saat namaz vakitlerine göre ayarlanmış.

Osmanlı’nın 1463-1878 yılları arasında ( dört yüz on beş yıl) hakim olduğu Bosna 1992-1995 yılları arasında insanlık dramının en fenasına sahne olmuş bir ülke. Bebekler, çocuklar ve yetişkinlerin hunharca katledildiği, insanlık suçunun en alçağının işlendiği, insani değerlerin unutulduğu-unutturulduğu, Sırplar ve Hırvatların şirazeden çıktığı ve insanlıklarının sukût ettiği bir ülke Bosna. 250 bin insan öldürülmüş. Bir milyon insan da göç etmek zorunda kalmış. Bazı binalarda hala kurşun izleri mevcut.

Avrupa’nın ortasında henüz 20 yıl önce toplama kampı kurulan, köy ve şehirlerin yakılıp- yıkıldığı, talan edildiği, tecavüzlerin alenen işlendiği ve soykırımın en utandırıcısının yaşandığı, insanların sırf müslüman oldukları için katledildiği bir ülke.

Bosna insanı mütevazı, biraz da kaderine razı; Mütevekkil bir yapısı var. Ama yaşananlar onları ziyadesiyle üzmüş, adeta silindir gibi üzerlerinden geçmiş. Kim bilir belki onların uyanışlarına vesile olmuş. Eskiden Sırp ve Hırvatlarla birlikte yaşarken dini ve milli hassasiyetlerine dikkat edilmediği olmuş, ihtimal ki günahlarına kefaret olur.

Dört yıl süren savaşta insanlar çok sıkıntı çekmişler. Saraybosna’nın nüfusu savaştan dolayı 526 binden 380 bine düşmüş. 650 cami, medrese, kütüphane yıkılmış. Saraybosna kütüphanesindeki binlerce el yazması kitap günlerce yakılmış. İnsaflı bir batılı şöyle diyor: “Avrupa Bosna’da öldü” Yugoslav ordusu savaşta her gün iki bin bomba atmış. Bosnalılar en zaruri ihtiyaçlarını görmede bile zorlanmışlar. Dağlardan kuşatılıp üzerlerine bombalar yağdırılmış. Osmanlı’nın yaptırdığı tarihi “Mostar Köprüsü” de bombalandı. 1994 yılında ateşkese rağmen Pazar yerine atılan bombalar neticesinde 68 insanımız canice katledilmiş. Yirmi beş bin çocuk yetim kalmış. Savaş insanların gelirlerini 3 kat azaltmış. Savaş sırasında insanlar bir çuval un alabilmek için bir otomobil vermişler.

Osmanlı 1878 yılında Bosna’dan kısmen çekilir. Daha sonraki dönemlerde Macaristan, Avusturya ve Sırplar huzur vermezler. 1908 yılında ise Osmanlı Bosna’dan tamamen çekilir.

Bosna’nın ilk Cumhurbaşkanı Aliyev İzzet Begoviç. Beş yıl hapiste kalmış. Mezarını İstanbul Büyükşehir Belediyesi yaptırmış, Hilal ve Ay şeklinde Mezarı gayet mütevazı; Ziyaret edip dua ettik. Annesi Sıdıka Hanımefendi bir Türk; Dindar birisiymiş. Oğlunu her sabah namaza kaldırırmış. Begoviç 18 yaşından sonra İslam’a daha bir gönül vermiş.

Bosna’nın en büyük farkı aynı şehirlerde, aynı mahallede Boşnak, Sırp, Hırvat birlikte yaşamaları. Avrupa’daki ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına mukabil güzel bir örnek. Bize düşen herhalde Boşnak kardeşlerimizi hatırlamak, hatırlarını ali tutmak. Onun içindir ki Türk müteşebbis ve eğitimci kardeşlerimiz oralarda 1994 yılından bu yana eğitim ve kültür faaliyetlerine samimane ve fedakarca devam ediyorlar. 7 Kolej, 1 Üniversite mevcut. O arkadaşların bazısıyla tanıştık , çaylarını içtik. Bosna ile ilgili yaşadıklarını ve intibalarını dinledik. Oraları benimsediklerine ve gayretlerine şahit olduk. Beklentisizliğe, diğergamlığa ve bu kahraman arkadaşların gönül zenginliğine tanıklık ettik.

Eğitimcilerin yanında ticaret ve inşaat işiyle uğraşan Türk girişimciler var. Ayrıca T.C. Ziraat Bankası da faaliyet gösteriyor.

Boşnaklar, Türkiye’yi yakından takip ediyorlar, şehitlerimiz için gıyabi cenaze namazları kılınıyor. Türkleri çok seviyorlar. Sık sık “Allah’a emanet abi” sözünü duyuyorsunuz ve kendinizi yabancı hissetmiyorsunuz.


iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.