Üstün Dökmen Bartın'da
Prof.Dr.Üstün Dökmen Bartın Küçük Şeyler Ana Okulu tarafından düzenlenen konferansına katıldı. Prof. Dr. Üstün Dökmen, “Nasıl bir çocuk yetiştireceğimiz bizim nasıl yaşadığımıza bağlıdır. Ruh sağlığı iyi olmayan anne babalar ruh sağlığı düzgün çocuklar yetiştiremez.” dedi.
DÖKMEN VELİLERE ANLATTI
Bartın Küçük Şeyler Anaokulu işbirliğiyle düzenlenen konferansa Prof. Dr. Üstün Dökmen konuşmacı olarak katıldı. Konevi Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Evden okula, okuldan hayata” konulu konferansta konuşan Prof. Dr. Üstün Dökmen, nasıl bir çocuk yetiştireceğimizin cevabını kendimizde aramamız gerektiğini belirtti. En önemli rol model konumundaki ebeveynin yaşantısının çocuklarına da yandığını bildiren Dökmen, “Nasıl yaşıyorsak aşağı yukarı çocuğumuz da buna göre yetişir." dedi. Ailenin çocuk terbiyesindeki rolünü vurgulayan Dökmen, "Kendimizden çok farklı bir çocuk yetiştiremeyiz. Ruh sağlığı yerinde çocuklar yetiştirmek istiyorsak anne babalar olarak bizim de ruh sağlığımız yerinde olmalıdır. Dünyada ve ülkemizde maalesef toplumun önemli bir kısmında depresyon var; açık ya da örtülü.” diye konuştu. Anne babaların istemeden çocukları bağımlı olarak yetiştirdiklerini ifade eden Prof. Dr. Dökmen, “Çocuklarımız kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmelidir. Onlara sürekli suflörlük yaptığımız zaman bağımlı olarak yetişirler. Örneğin misafirliğe gittiğimiz yerde çocuğumuza şeker ikram edildiğinde ‘hadi yavrum teşekkür et’ gibi emir kipi olan ifadeler kullanmamalıyız. Bize bağımlı değil bağlı çocuklar yetiştirmeliyiz.” diye konuştu. Üstün Dökmen kimi zaman seyircileri kahkahaya boğdu kimi zaman düşündürüp şaşırttı.
Prof. Dr. Üstün Dökmen konuşmasında’’ Aydan bakıldığında Çin şeddi görülür… Mehter yürüyüşü iki ileri bir geridir…Kedi nankördür…Kelebeklerin ömrü bir gündür…Mevlana’nın mesnevi kitabında ve diğer eserlerini okudum hiç birinde bu söz yoktu. Türk Dil kurumunda bir hocayla paylaştım nasıl unutursunuz böyle güzel bir sözü.. hocanın verdiği cevap çok ilginçti. O söz Mevlana’ya ait olan bir söz değildir. Kime ait olduğu da bilinmiyor… Konya Türkiye’nin en çok içki tüketen ilimiz değildir. Kim ölçmüş son elli yılda. İstanbul, Ankara; İzmir ve Akdeniz bölgesi en çok içki tüketen yerledir. Türkiye’de ilk ona bile giremez. Konya içkide… Ekim 2003’te uzaya ilk Çinli astronotu gönderen Çinliler. Dönüşte bütün gazeteciler ordadır Çin setinin uzaydan nasıl görüldüğünü sorarlar. “Üzülerek belirtmeliyim ki der uzaydan hiçbir şey görünmüyor” 2006 Çinliler okul kitaplarından çıkarlar. Çin setinin uzaydan görülmediğini… Mehteran yürüyüşü üç ileri bir sağa bir sola yürür. Sağ ve soldakileri selamlamak için iki ileri bir geri olsaydı. Mehteran takını birbirine girerdi. Kediler evcilleştirilmeyen tek hayvandır. Onun doğasında nankörlük yok. Sadece biz insanlar bir parça yemek verdik diye bize pervane olsun isteriz oda yapmayınca adı nanköre çıkıyor işte. Kelebekler ortalama yirmi bin türü var. Birçok tür üç ayla altı aya varan ömürleri vardır. Bazı türler bir yerden bir yere göç eder çok az bir kısmının ömrü birkaç gündür kelebeklerin. Albert Einstein ne demiş: “Ön yargıyı yıkmak atomu parçalamaktan daha zor.” Astroloji dünyanın en büyük yalanlarından biridir 12 burç ve dünyada 12 karakter mi var Allah aşkına. Böyle saçmalık olmaz yükselen burç hiç olmaz. Yok, efendim bu yükselen burçlara göre bu yıl terazi burçları hepsi evleneceklermiş. Ya ayıptır zaten bu terazi burçlarının yarısı evli buna benim işim dâhil… Otuz üstü bay ve bayanlara genelde sorulur niye evlenmiyorsun diye işte size birkaç cevap; Bayan; Bugüne kadar isteyen olmadı rahatladın mı? Varsa evde bekâr abın gelsin akşama istemeye… Erkek; Sen sorasın diye evlenmiyordum. Varsa ailede bekâr bir kız gelip isteyeyim… En çok kızdıran sorulardan biride budur. Bir akraban ölür. Kaç yaşındaydı diye sorarlar… Niye mi ona göre üzülecekte. 93 yaşındaydı dersin hım çok yaşamış Türkiye koşullarına göre. Beş on yıl önce ölmeliydi … Sana ne be adam bizim işte böyle çok farklı özelliklerimiz var. Batılılar Türkçenin müzikallere ey yakın dil olduğuna uluslar arası bir kongrede karar verdiler. 2006 da ise 3000 dil arasında Türkçe de en güzel kelime yakamoz seçildi. Ana dile sahip çıkmayanın anneannesine de saygısı yoktur. Çocuklara refakatçi olun nasihatçi olmayın. Son finali bu güzel sözle bağladı. Hayata böyle bakarsan herkesin kızı senin kızın herkesin oğlu senin oğlun olmalı’’dedi.
* * *
Üstün Dökmen; Psikolog, Öğretim Üyesi, Yazar.
Üstün Dökmen 1954 yılında İstanbul'da doğdu. 1971 yılında Ankara Cumhuriyet Lisesi'ni bitirdi. 1979 yılında Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun oldu; aynı bölümde uygulamalı klinik psikoloji alanında yüksek lisans yaptı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde, psikolojik danışma ve rehberlik alanında 1986 yılında doktor, 1988 yılında doçent, 1995'te ise profesörlük derecesini aldı. Halen bu fakültede öğretim üyesi. 1978 yılından bu yana sosyometriyle ilgilenen Dökmen, 1984 yılından bu yana ise grup üyesi ya da yönetici olarak psikodrama gruplarına katılıyor. Üstün Dökmen'in Yüz ifadeleri, kişilerarası iletişim, empati, sosyometri, psikodrama, rehberlik ve sanat eserlerinin psikolojik yaklaşımlarla incelenmesi gibi konularda, çeşitli bilimsel dergilerde araştırmaları ve incelemeleri yayımlandı.
Başlıca eserleri
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi: Kuruluşu, Gelişmesi Çalışmaları
Okuma Becerisi, İlgisi ve Alışkanlığı Üzerine Psiko-Sosyal Bir Araştırma
Sosyometri ve Psikodrama
Varolmak Gelişmek ve Uzlaşmak
Sanatta ve Günlük Yaşamda İletişim Çatışmaları ve Empati
Üstün Dökmen'in aynı zamanda "Selâm", "Yağmurda Yangın" ve "Bir Yumurtanın Tarihçesi veya Yumurta Pişirme Tarifleri" adlı şiir kitapları vardır. Bunlar dışında yazarın, "Komşu Köyün Delisi" adlı bir de tiyatro eseri bulunuyor.