Amasra Haçlı, Bizans, Cenevizli rekabeti yüzünden geri kalmıştı
Bartın tarihinin ve vakıflarının iki büyük mimarının: Candaroğulları ve Osmanlılar olduğunu söyleyen Yakupoğlu, “Bartın uzun süre merkezi Kastamonu olan Candaroğuları Beyliği tarafından yöneltildi. Amasra ise Haçlı, Bizans, Cenevizli rekabeti yüzünden geri kalmış, tahrip edilmişti. Hıristiyan halk, kasabayı terk etmişti. Çevresi uzun yıllardır Türklerin elinde idi. Cenevizliler, yörede hiç sevilmedi. Bu yüzden sevimsiz kişilere “Ciniviz suratlı” denirdi. Buna rağmen Türk- Ceneviz ticareti ve dolayısıyla köle ticareti çok gelişmişti.” diye konuştu.
Bartın’ın ilk vakıf defteri Yavuz Sultan Selim döneminde tutulmuş
Bartın’ın ilk vakıf defterinin Yavuz Sultan Selim döneminde tutulduğunu belirten Doç. Dr. Cevdet Yakupoğlu, “Bartın’ın ilk vakıf defteri Yavuz Sultan Selim döneminde tutulmuştur. Ancak Selçuklu ve Beylikler devri kayıtlarının özetleridir. Candaroğulları beylerinden I. Süleyman Paşa, I. İbrahim Bey, Kötürüm Bâyezid Bey, İskender Bey, İsfendiyar Bey; Osmanlı hanedanından I. Murad, Yıldırım Bâyezid, Emîr Süleyman Çelebi, II. Murad, II. Mehmed ve II. Bâyezid devirlerinde yapılan vakıflar ve vakıf tasdikleri, belgelerin mühim bir kısmını teşkil etmektedir. Vakıf defteri, 1512-1514 arasında Yavuz Sultan Selim Han devrinde hazırlandığı için bütün vakıflar onun onayından geçmiştir.” dedi.
Amasra, Onikidivan ve diğer yöre Kadıların isimleri “Mevlânâ” unvanı ile anıldı
Bartın’da yer almış ilmî müesseseler ve ilim ehli ile ilgili vakıflara değinen Yakupoğlu, “Vakıfların kontrolü; ilmiye sınıfına mensup yani medrese mezunu, şer'i hukuk bilgisine sahip, padişah beratıyla kaza (yargı) görevini yürüten ve devletin bir kazadaki temsilcisi konumunda bulunan Kadılar vasıtasıyla yürütülmekteydi. Vakfiyelerin düzenlenmesi, bunların şer'i sicile kaydının yapılması, vakıf kurumu dâhilinde görevli mütevelli, imam, müezzin, müderris gibi vazifelilerin teftiş ve kontrolü, vakıfla ilgili ödeneğin uygun biçimde yerlerini bulması, tayin ve azillerin divana arzı, ilgili şahıslara ait beratların yenilenmesi vb. yetki ve görevler Kadıya aitti. ” diye konuştu. Amasra, Onikidivan ve diğer yöre Kadıları, ilgili vakıf kayıtlarında, isimleri belli olsun veya olmasın, “Mevlânâ” unvanı ile anıldığını vurguladı.
Amasra kadısı Ulus kadısını teftiş ederdi
Ulus kazası vakıflarıyla ilgili yazışmalar Amasra Kadılığı eliyle gerçekleştirilmekte olduğunu söyleyen Doç. Dr. Cevdet Yakupoğlu, “Vakıf yerlerin ehil kimseler elinde olup olmadığını tespit için Amasra Kadısı sık sık teftişte bulunurdu. Bir defasında Ulus’ta Bağcuğaz’daki vakfı tasarruf eden Salih adlı şahsın, bir kadınla zina kastı sabit olduğu sebepten vakıf tasarrufundan azledilmiş ve bu vakıf, Amasra Kadısı arzı ve devletin izni ile Salih’in kardeşi Ma’rûf’a verilmişti.” dedi.
Bartın’daki dinî müesseselere ait vakıflara değinen Yakupoğlu, “ Bartın’da Akça-mescid Vakfı (Onikidivan), Geçen Mescidi Vakfı (Onikidivan; Durak b. Ömer b. Geçen, XIV. yy.), Hacı Musa Mescid Vakfı (Onikidivan, Turnuk köyünde), Hasan Şeyh Dede Camii Vakfı (Ulus’ta, XV. yy.), İmam Seydi Fakih Yeri Mescid Vakfı, Mescid Vakfı, Mürsel Fakih Yeri Mescid Vakfı, Yahya Yeri Vakfı gibi dini vakıflar bulunmaktaydı.” diye konuştu.
Anadolu’da bugün Belediyelerin, Karayolları çalışanlarının, Köyhizmetleri personelinin verdiği hizmeti eskiden vakıf müessesesi gerçekleştirdiğini, bu çerçevede ihtiyaç hissedilen yerlere yollar, kaldırımlar, köprüler, kervansaraylar inşa edildiğini belirten Yakupoğlu,”Arı-elma Köyünde Destina Derbendi Kervansaray Vakfı, Borlu Kadısı Mevlânâ Şücâ’üddin İbrahim Vakfı, Bartan Irmağı Köprüsü Vakfı, Ereñgöz-oğlu Yeri (Destina Derbendi) Vakfı dönemin kervansaray vakıflarıdır. dedi.
Halktan da katılımın olduğu gözlenen konferansa Bartın Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Azize Toper Kaygın, Bartın ve Yöresi Tarih-Kültür Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (BAYTAM) Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mustafa Hizmetli öğreti üyeleri ve öğrenciler katıldı.





