Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararı ile tekrar CHP Genel Başkanı olmasının ardından CHP Genel Merkezi önünde Kemal Kılıçdaroğlu destekçileri ve Özgür Özel destekçileri arasında tahliye gerginliği yaşandı.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararıyla tekrar CHP Genel Başkanı olmasının ardından avukatı Celal Çelik, Ankara Valiliği'ne ve İl Emniyet Müdürlüğü'ne başvurarak, genel merkez binasının tahliyesi istedi. Avukat Çelik, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'ne sunduğu dilekçede, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin temsil yetkisi Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na ve yönetimine ait olmasına rağmen, ısrarlı bir biçimde önceki parti ilgilileri tarafından Genel Merkez boşaltılmamıştır.
Tüm yapıcı girişimlere ve milletvekillerinin görüşme çabalarına rağmen milletvekillerinin dahi Genel Merkez içine alınmadığı, daha ötesi uzunca bir süre yapıcı diyalog kurulmaya çalışılmasına karşın sonuç alınamadığı anlaşılmış olmakla, Parti Genel Merkezinin tarafımıza teslimi konusunda gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederiz" ifadelerine yer verdi.
Tahliye kararının tebliğ edileceği haberlerinin ardından bugün sabah saatlerinde Kılıçdaroğlu'na destek veren milletvekilleri önderliğinde partiye gelen 100 kişilik grup ile genel merkez önünde toplanan partililer arasında tartışma çıktı. İki grup birbirine su şişesi ve taş attı. Olay sonrası çevik kuvvet ekipleri, bina çevresinde barikat kurarak güvenlik önlemi aldı.
'EMNİYETE TALİMAT VERİLDİ'
Ankara Valiliği'nin sanal medya hesabından yapılan açıklamada, "Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesinin 21 Mayıs 2026 tarihli ve 2026/32 Esas, 2026/658 Karar sayılı kararı ve Ankara 3'üncü Genel İcra Dairesinin 2026/33826 Esas sayılı dosyasında düzenlenen tebliğ ve tebellüğ belgeleri gereğince; Cumhuriyet Halk Partisi Vekili Avukat Celal Çelik’in Ankara Emniyet Müdürlüğüne yaptığı başvuru ile mahkeme kararına uyulmadığı bildirilmiştir. CHP Vekili Avukat Celal Çelik, CHP Genel Merkezinin mahkeme kararına dayalı olarak yetkililere teslim edilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmiştir. Mahkeme kararının yerine getirilmesi konusunda Ankara Emniyet Müdürlüğüne talimat verilmiştir" denildi.
'MAHKEME KARARININ GEREKLERİNE UYULMASINI RİCA EDERİM'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nın Basın Danışmanı Atakan Sönmez de sanal medya hesabından Kılıçdaroğlu'nun açıklamasını yayımladı. Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin tüm örgütlerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi tarafından verilen karar uyarınca işlem yapmaya çalışan yargı görevlileri, emniyet personeli ve tüm kamu görevlilerine ve mahkeme kararının gereklerine uymasını rica ederim. Ayrıca örgüt kültürüne ve disiplinine aykırı hiçbir eylem ve davranışta bulunmamasını da rica ederim. Talimata aykırı hareket edenlerle ilgili gerekli tedbirler alınacaktır" ifadelerine yer verdi.
CHP'Lİ SARI: KILIÇDAROĞLU'NUN GENEL MERKEZE GELİŞİ HENÜZ PLANLANMADI
CHP Genel Merkezi'nin önünde basın mensuplarına açıklamada bulunan eski CHP İstanbul Milletvekili Müslim Sarı, "Bu gerginliğin ortadan kalkması için diyalog mekanizmalarını zorlamaya çalışıyoruz. Sadece milletvekili arkadaşlarımızla içeri girmek, sohbet etmek ve konuşmak istediğimizi, diyalog kapısını açık tutmak istediğimizi söyledik. İçerideki partili arkadaşlarımız kendilerine göre, bizim içeriye girmemizi uygun bulmadılar" dedi.
Sarı ayrıca, Kemal Kılıçdaroğlu'nun Genel Merkez'e gelmesine ilişkin planlamanın henüz yapılmadığını söyledi.
CHP'Lİ POLAT: GENEL BAŞKANIMIZIN ODASINI BOŞALTMAMAKTA ISRAR EDİYORLAR
CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat da Genel Merkez'e girmeye çalıştıklarını belirterek, "İçerideki, önceki dönem yönetimdeki arkadaşlarımız kapıları tutmuşlar. En azından vekiller, vekillerle görüşsün. Grup Başkanı Sayın Özgür Özel yukarıda; onunla görüşelim. Ama arkadaşların suhuletle bir geçiş planlamadıklarını anlıyoruz. Bu, partimiz, üyelerimiz ve Türkiye açısından sıkıntılı bir durum. Biz, Türkiye'nin yükünü almak istiyoruz. Türkiye'ye yük olmak istemiyoruz. Yeni bir dönem başlıyor, partimiz hızla toparlanacak. Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi hızla, mümkün olan en kısa sürede kurultayımızı da yapacağız. Fakat arkadaşlarımız anlayamadığımız bir inatla partinin üyelerini ve milletvekillerini alıp, Sayın Genel Başkanımızın, Parti Meclisimizin ve MYK'mızın odalarını boşaltmamakta ısrar ediyorlar. Bir şekilde çözeceğiz" diye konuştu.
CHP'Lİ TANAL: BU DARBEDİR
CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da Genel Merkez'in bahçesinde yaptığı açıklamada, "Bu darbedir. Aslında Kılıçdaroğlu AKP'nin umudu olmuş durumda. Biz AKP'nin umudu olan iş birlikçilerini kabul etmeyeceğiz. Ve burada olan 86 milyon insanımıza oluyor; demokrasiye oluyor, özgürlüklere oluyor. Dünyada demokrasinin olduğu, hukuk devletinin olduğu bir ülkede polis bu şekilde bir ana muhalefet partisinin genel merkezini basmaz. Bu demokrasiye, adalete, özgürlüklere, hukuk devletine vurulan darbedir" dedi.
KILIÇDAROĞLU'NUN DANIŞMANI SÖNMEZ: KEMAL BEY, GERGİNLİK GÖRÜNTÜLERİNDEN RAHATSIZ
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun Basın Danışmanı Atakan Sönmez, Kılıçdaroğlu'nun konutuna geldi. Burada basın mensuplarına açıklamada bulunan Sönmez, Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Merkezi'nde yaşanan gerginlik nedeniyle çok üzüldüğünü ve bu süreçten en çok rahatsızlık duyan kişi olduğunu söyledi. Sönmez, "Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak sürecin olması gerektiği gibi işletilmesini istiyor. Kemal Bey, yargı kararına uyulması, hukukun üstünlüğü ilkesiyle davranılması ve tutum alınması gerektiğini söyledi. Çünkü Kemal Bey kapının bu tarafının da diğer tarafının da genel başkanı; böyle bir görüntünün olmasından da en çok Kemal Bey rahatsız oldu" diye konuştu.
CHP'Lİ EMİR: CHP'NİN KURUMSAL KİMLİĞİNE SALDIRMAYI TERCİH ETTİLER
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Emir, "Bugün demokrasimize ağır bir darbe yapılmaya çalışılmış, sandığımız kaçırılmaya çalışılmış ve bunu yapmak üzere kaba kuvvetle, zorla, zorbalıkla genel merkezimize girilmeye çalışılmıştır. Biz başından beri mutlak butlan diye bir kararın olamayacağını, ilgili kanunlara tamamen aykırı olarak üretilmiş bir karar olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki siyasal rejimi altüst etmek üzere yaratılan bir kavram olduğunu ve nihai amacının da siyasi operasyon olduğunu açıkça söylemiştik. CHP'nin yükselişini önleyemeyenler, iktidar yürüyüşünün önüne geçemeyenler, cumhurbaşkanı adayımızın bileğini bükemeyenler, önce İstanbul'da bir darbe yaptılar ama başaramayınca CHP'nin kurumsal kimliğine saldırmayı tercih ettiler. Bu saldırı hukuksuzdur, haksızdır; dolayısıyla kabul etmiyoruz ve etmeyeceğiz" dedi.
'İÇİŞLERİ BAKANI’NDAN RANDEVU ALDIK'
Emir, "Biz bunları söylerken, bir yandan da CHP’nin tarihine, sorumluluğuna yakışır şekilde bir iletişim kurarak bu demokrasi krizini olabilecek en az hasarla atlatmanın çarelerine baktık, iletişim kurmaya çalıştık. Dün akşamın geç saatlerine kadar iki milletvekili arkadaşımızla ben ve Sayın Suat Özçağdaş birlikte bugün için sözleşmiştik ve özellikle kurultay tarihini kesinleştirmek ve belirlemek üzere toplanacaktık. Bizim açımızdan bu bir darbe girişimdir. Sandığın kaçırılmasıdır, çok partili rejimin yok edilmesidir. Dolayısıyla buradan çıkışın bir tek yolu vardır o da acil kurultaydır. Mademki bizim yaptığımız olağanüstü kurultayları saymıyorsunuz o halde getirin sandığı, hangi delege ile istiyorsanız onunla kurultay yapalım. Bizim beklentimiz bu iken arkadaşlarımız bir yerlerden buldukları mafya bozuntuları ile sabahın köründe boy göstererek adeta tehdit ederek kapımıza dayandılar. Örgütümüzün direnci ile bu saldırı girişimini püskürttük ve yine bir uzlaşı arayışı içerisindeyiz. Biz ne ülkemizin ne halkımızın ne CHP’lilerin böyle bir krizi hak etmediğini ve bu krizin mutlaka bir iletişimle çözülmesi gerektiğini söylüyoruz ve buna inanıyoruz. Tam da bu nedenle Sayın İçişleri Bakanı'ndan randevu aldık ve birazdan gideceğiz; görüşlerimizi, taleplerimizi ve bize göre kritik taleplerimizi aktaracağız. Sayın İçişleri Bakanından; hiç kimsenin burnunun kanamadığı, hiçbir polis memurumuza en ufak bir hamlenin yapılmadığı, üniformalarının çizilmediği, demokrasimizin yara almadığı, tam tersine demokrasimiz adına umut büyüteceğimiz bir adımın olacağı bir çözüm bekliyoruz. Bunun için görüşeceğiz" ifadelerini kullandı.
CHP'Lİ SARI: DİYALOG KAPILARINI KAPATMIŞ DEĞİLİZ
Emir'in açıklamalarının ardından eski CHP İstanbul Milletvekili Müslim Sarı, parti genel merkezi önünde basın mensuplarına açıklamada bulundu. Sarı, "Grup Başkanvekilimiz Murat Emir, kendilerinin bir diyalog zemini oluşması konusunda çaba sarf ettiğini fakat bizim diyalog kapısını kapalı tuttuğumuzu söyledi. Bu bilginin doğru olmadığını bildirmek isteriz. Biz dün geceki görüşmelerden bir sonuç alamadığımız için sabah buraya geldik. Bu sorunun bu noktalara gelmemesi için elimizden geldiğince kolaylaştırıcı olmak istedik. Konuşmak istedik ama bu mümkün olmadı. İçeriye davet edilmedik. Telefon görüşmelere yapıldı ama bir sonuç alınamadı. Biz bütün bunlara rağmen hala buradayız. Görüşmek istiyorlarsa biz görüşmeye hazırız. Diyalog kapılarını kapatmış değiliz. İçişleri Bakanlığı'na gitmelerine hiç gerek yok; biz buradayız ve çözüme açığız, diyaloğa açığız, iş birliğine açığız" diye konuştu.
POLİS, TAHLİYE İÇİN BİNAYA GİRDİ
Çevik kuvvet polisi, CHP Genel Merkezi'ne girişi engellemek isteyen partililere biber gazı ile müdahale etti. Yaşanan arbedenin ardından polis ve icra memurları, tebligat için parti binasına girdi.
ÖZGÜR ÖZEL'DEN AÇIKLAMA
CHP Genel Merkezi'ne polis müdahalesi başladığı anlarda Özgür Özel, sanal medya hesabından video mesaj paylaştı. Özel, “Baba ocağındayız, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Merkezindeyiz. Atatürk’ün emaneti makamındayız. Bir saldırı altındayız. Suçumuz, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak. Suçumuz, AK Parti’yi yenmek. Suçumuz, Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir parti içi yarışa girip son seçimlerin kaybından sonra iktidar değişikliğine direnenlere karşı ‘Değişim’ deyip, o değişim iradesiyle gençlerle, kadınlarla ve değişimi isteyen herkesle birlikte partimizi birinci yapmak” dedi.
'BİNADA OTURMAKLA SEÇİM KAZANILMIYOR'
Özel, şunları söyledi:
"İki sonucu hazmedemeyenler, partideki başarımızı hazmedemeyenler ile 31 Mart seçim başarımızı hazmedemeyenlerin ittifakı var. Yani AK Parti’nin yargı kollarıyla butlan ittifakı var. Şimdi o hukuksuz kararı almaları yetmezmiş gibi kapıya dayandılar. Önce sabahın 07.00’sinde hiçbirisi CHP’li olmayan, önde yürüyen birkaç milletvekili dışında arkada yürüyenlerin CHP’li olmadığı ve işi gücü kavga etmek olan bir grupla kapımıza dayandılar. Gençler püskürttü. Tekrar geldiler, daha kalabalık geldiler. Kapılar kapandı, direniş başladı. Şimdi polisle geldiler. Binaya girmek, gazla girmek, copla girmek, polisle birlikte girmek, bu binayı tahrip etmek istiyorlar. Bu binayı ele geçirmek istiyorlar. Buradan çıkmayacağız. Ne kadar dayanabiliriz bilmiyorum. Sonuçta devletin polisine el kaldıracak halimiz yok. Ama ‘Delegenin oturttuğu bu koltuklardan delegeden başkası bizi kaldıramaz’ dedik. Kaldırabilirler, söküp atabilirler, sokağa atabilirler. Ama zaten biz bu binada oturarak partiyi birinci parti yapmadık. Bu binada oturmakla seçim kazanılmıyor. Bunu en iyi birileri bilir. Seçim sokakta, meydanda kazanılır. Biz bundan sonra sonuna kadar burada direnip eğer bizi buradan söküp atarlarsa da iktidar yürüyüşümüzü meydanlarda sürdüreceğiz."
'BİZE BİR ODA YETER'
Özel, parti kurulduğunda genel merkezi olmadığını söyleyerek, "Önce savaş meydanlarında, çadırlarda kuruldu. Sonra Cumhuriyet Halk Partisi, Birinci Meclis’teki bir odayı kendine genel merkez kabul etti. Bize bir oda yeter, bize bir çadır yeter, bize milletimiz yeter. Ama bu darbecilerin de milletimize yaptığı yeter. Milletimizi, sevenlerimizi buna tepki göstermeye; sözle tepki göstermeye, sosyal medyadan tepki göstermeye, gelebilenlerin gelmesine, dayanışma göstermelerine, tüm Türkiye’de il başkanlıklarımıza sahip çıkmalarına, Genel Merkezimize sahip çıkmalarına davet ediyorum. Biz sonuna kadar mücadele edeceğiz, sonunda da ne olursa olsun bedenimizi teslim alırlar ama mücadelemizi teslim alamayacaklar" ifadelerini kullandı.





