Bartınlı bir grup öğrenci dün Hükümet Caddesi Eski Belediye Binası önünde YGS’yi protesto eden ve ÖSYM Başkanı Ali Demir’i istifaya davet eden basın açıklamasında bulundu. Ellerinde pankartlarla öğrenciler adına açıklama yapan Meliha Çevik ve Merve Erenler, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: 27 Mart 2011 günü yapılan YGS’ ye katılmak için sabah yollara dökülen bizler, o gün ÖSYM’nin tarihinde görülen en büyük skandalına imza attığının farkında değildik. Yıllardır sınav odaklı eğitim sisteminin cenderesinde sıkışıp kalmış, gençliğimizin heyecanını, coşkusunu yaşamaktan uzak, genç olduğumuzun farkına bile varamamış, gecemizi gündüzümüze katıp çalışan bizler yoğun güvenlik önlemleri altında potansiyel suçlu muamelesi görerek sınav salonlarına alınırken aslında nasıl bir oyunun içinde olduğumuzu bilmiyorduk. Yıllardır daha güvenilir sınavlar yaptığı izlenimini vermeye çalışan ÖSYM’nin daha 9 ay öncedeki KPPS skandalının yankıları sürerken ortaya çıkan YGS yolsuzluğu bu ülkede devletin hiçbir kurumunun güvenilir olmadığının, vatandaşlarını dolandıran bir zihniyetin tüm kurumlarda olduğunun göstergesidir. KPPS’ deki kopya skandalının ardından boşalan ÖSYM başkanlığı koltuğuna oturan Ali Demir, basının karşısına çıkarak dağıtılan soru kitapçığında bir sıralama, şifreleme olduğu izlenimini uyandıran çelişkili, ciddiyetsiz açıklamalarıyla hiçbir kuşkuyu gidermemekle birlikte ÖSYM tarihindeki en temiz sınavlardan birini yaptıklarını iddia etmiştir. Kişiye özel soru kitapçığı hazırlanmasını büyük bir güvenlik önlemi, dünyada örnek bir uygulamaymış gibi sunan ÖSYM aslında yaptığı uygulamalarla ve açıklamalarla adeta yapılan işin nasıl büyük bir organizasyon olduğunu ortaya koymaktadır. Oysa KPPS skandalıyla görevinden istifa etmek zorunda kalan bir önceki ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan’ın iki tür kitapçık hazırlamanın bile ne kadar zor olduğuna dair açıklamaları, özel soru kitapçığı uygulamasının sıkıntıların ortaya koymaktadır. ÖSYM bu yıl ilk kez bir bilgisayar programı kullanarak, haremlik selamlık zihniyetiyle kız öğrencileri ayrı sınıflarda toplamıştır. Kız öğrencileri belli okullarda gruplayan ÖSYM’nin bir kısım öğrenciyi de belli kriterlere göre ayırıp şifreli soru kitapçıklarını da bu öğrencilere servis etmediğinin hiçbir garantisi yoktur. Geleceğimizi belirleyen bu sınavın bu kadar çelişkili olması kabul edilemez. Ortada bu kadar kuşku yaratan somut olay varken Cumhurbaşkanı ÖSYM’nin tatmin olduğunu açıklamalarından söyleyebilmektedir. Buradan sesleniyoruz, biz tatmin olmadık. Nilli Eğitim Bakanı milyonlarca öğrenciyi ilgilendiren böyle bir durum karşısında sesini çıkartmayıp hiçbir açıklama yapmadığı gibi rahatlıkla koltuğunda oturabilmektedir. Biz ise iki ay sonra gireceğimiz LYS’ de hangi skandalların çıkacağını düşünmekten uyuyamıyoruz. Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek ise ÖSYM Başkanını açıklamalarının doğru ve yeterli olduğu kanaatini taşıdıklarını belirterek olayın örtbas edilmesinde hükümetin gereken pozisyonu aldığını göstermiştir. Tüm bu rezaletler yaşanırken sessiz kalan, hiçbir girişimde bulunmayan Milli Eğitim Bakanı ve basına dağıtılan soru kitapçığındaki cevapların asıl sorularla kesişmesinin tamamen rastlantısal olduğunu öne süren, aslında şifre tok derken birileri için şifre olduğunu ima eden, kendi kendini yalanlayan ÖSYM Başkanı Ali Demir derhal görevinden istifa etmelidir. Bizler görevliler tarafından salona alınırken insan onuruna yakışmayacak şekilde didik didik aranmaktayız. Asıl gerçek sözlerden kaçmaktadır. Böylesi bir organizasyon karşısında susmak, sessiz kalmak, bizlere ve hayallerimize, ailelerimize karşı yapılabilecek en büyük haksızlıktır. Tüm öğrencileri, velileri ve kamuoyunu bu durumu sorgulamaya davet ediyoruz. Bizlerin geleceğini elinde tutan bu güçler kimlerdir. Tarihin en büyük sınav yolsuzluğuna yeltenme gücünü nereden almaktadırlar. Bu dolandırıcılığı hangi kişilerle, hangi dershanelerle kimler gerçekleştirmiştir. Ayrıca YGS’ de kopya skandalı iddiaları üzerine tartışmalar sürerken kullanılan kitapçıkları basan Meteksan AŞ.’nin Genel Müdürü Bilal Altun’un açıklama yapması sorunun boyutlarının görülmesi adına önem taşımaktadır. Bartınlı öğrenciler olarak sınav sisteminin ve örgütlenmesinin yapısal sorunlarını da ciddiyetle tartışılması gerektiğinin altını çizerek, yaşananların en kısa zamanda aydınlığa kavuşturulmasını ve daha fazla mağdur olmamak için mücadelemizi sürdüreceğiz. Amacımız ne insanları zor duruma düşürmek, ne de birilerine çamur atmaktır. Talebimiz suçluların bulunması ve YGS’ nin iptal edilmesidir. ÖSYM Başkanı Ali Demir ve Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’ya da sesleniyoruz, eğer bize verecek cevabınız yoksa sizi istifaya çağırıyoruz” dedi. Açıklamanın ardından Bartınlı öğrenciler, sloganlar eşliğinde kalem, kağıt, test kitaplarını yırtarak ateşin içine attı.