TEOG Ayrıştırıcı Bir Sistem
Eğitim-Bir-Sen Bartın Şubesi genişletilmiş il divan toplantısına genel başkan Yardımcısı Atilla Olçum'un katılımıyla gerçekleştirildi.
Toplantıya Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum, Şube Başkanı Muhammet AKÇA ve Yönetim Kurulu Üyeleri, İlçe Başkanları ve İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, Üniversite Temsilciliği, Şube Denetleme ve Disiplin Kurulu ile Kadınlar Komisyonu Üyelerinin katılımıyla Bartın Öğretmenevi'nde gerçekleştirildi.
Eğitim-Bir-Sen Bartın Şube Başkanı Muhammet AKÇA açılış konuşmasında teşkilatına teşekkür etti. Bartın’da merkezde ve üç ilçede yetkili olduklarını ve üye çalışmasının hızla devam ettiklerini söyledi. Akça sözlerine şöyle devam etti:
“Bizim davamız sadece sahada rakiplerimizi karalayarak, bir üye daha fazla yapalım şeklinde olmadı. Biz değerler sendikacılığı yapıyoruz. Değerlerin en üst seviyede, zirvede, en yükseklerde olmasını savunan bir sendikayız. O gün 140 üye ile arkamıza aldığımız destekle çıktığımız yolda bugün sene 2017’de 1200 üye sayısı ile Bartın’ın yetkili sendikası olarak, sizlere hizmet ediyoruz. O zamanlar haydi toplanın dediğimiz zaman 3-5 arkadaşı zar zor bir araya getirebilmenin stresini yaşarken, bugün divan toplantımız var, Ankara’dan misafirimiz var, toplanalım ve teşkilatımızın gücünü gösterelim dediğimiz zaman 140 tane arkadaşımızı burada toplanabilecek kadar cesur ve yürekli insanlar olduğumuzu görmenin de mutluluğunu yaşıyorum.” dedi.
TEOG'un Yerleştirme Sistemi Ayrıştırıcı Bir Sistem
Daha sonra kürsüye gelen Genel Başkan Yardımcısı Atilla OLÇUM yaptığı konuşmada ülke gündemini, 4. Dönem Toplu Sözleşmesini ve TEOG'u değerlendirdi. Olçum konuşmasında 2016 yılında TEOG'la ilgili ilk çalışmalarını sendikamızca yapıldığını ve bu çalışmanın hem Bakanlığa hem de Cumhurbaşkanlığına sunulduğunu ifade etti. Olçum TEOG'un sınav yönüyle yani kurgusal olarak çok büyük sıkıntılar taşımadığını; ancak yerleştirme yönüyle ayrıştırıcı bir yönünün olduğunu ifade etti. Eskiden aynı sınıftan doktor çıktığı gibi manavın da ayakkabıcının da çıkabileceğini ifade eden Olçum şimdi TEOG'la toplumsal bir ayrışma yaşadığımızı ifade etti.
Biz Köprü Olmaya Talibiz
Bu ülkenin bir darbeler ülkesi haline getirildiğini ifade eden Olçum, 15 Temmuzda sendika olarak dik bir duruş sergilediğimizi ifade etti. Olçum, cesur biri ayağa kalktığında etrafındakileri de omurgasıyla sertleştirir, dedi ve ne zaman bu ülkeye ve ülkenin değerlerine tuzak kuranlar ortaya çıksa Eğitim-Bir-Sen’in ve Memur-Sen’in bunun karşısında olacağını söyledi. Olçum bu ülkenin dik duran STK'lara ihtiyacı olduğunu da ifade etti. Birileri köprü olmazsa biz millet olarak bu nehrin kenarında daha çok gezeriz diyen Olçum, her zaman köprü olmaya talip olduklarını söyledi.
15 Temmuzu Anlamadan 4. Dönem Toplu Sözleşmesini Anlayamayız
Toplu sözleşmelerde en çok kazanımı elde etmiş bir sendika olarak 4. Dönem Toplu Sözleşmesine de "Talebiniz Teklifimiz Olsun" sloganıyla hazırlandıklarını ifade eden Olçum, üç alternatifli bir teklifle masaya oturduklarını söyledi. Sağımızdaki ve solumuzdaki sendikaların hiçbir yetkisi olmadığı halde yarınımızı kirletmek adına toplu sözleşme sürecini sirk meydanına çevirdiklerini hatırlatan Olçum, meselenin yarım puan meselesi olmadığının çok iyi anlaşılması gerektiğini ifade etti. Toplu Sözleşmeyi anlamanın en iyi yolunun kazanımların 15 Temmuz süreciyle değerlendirilmesi olduğunu ifade eden Olçum, Eğitim-Bir-Sen'in içimize ve dışımıza bir yolculuk olduğunu söyledi.
Bunlar da ilginizi çekebilir