Yalçınkaya'dan TTK'ya:HEMA kömür çıkarmayacaksa...
CHP’li Yalçınkaya TTK bütçesinin görüşüldüğü KİT Komisyonuna katılarak TTK’ya, "HEMA kömür çıkarmayacaksa o sahaları geri alın" dedi
CHP Bartın Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi M. Rıza Yalçınkaya, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun (TTK) 2011-2012 yıllarına ait bütçelerinin görüşüldüğü, TBMM KİT Komisyonu toplantısına katıldı. Yalçınkaya, toplantıda yaptığı konuşmada, HEMA Endüstri AŞ’nin, TTK ile imzaladığı sözleşmeye uymadığını belirterek, “Firma 9 yıldır 1 kilogram kömür çıkarmadığı gibi bunun yerine turizm açısından korunması gereken bir yere termik santral yapmaya çalışıyor. Çıkaracaksa kömürünü çıkarsın, çıkarmayacaksa da bir an önce firmanın elinden bu sahaları alın ve devlet olarak oranın çalıştırılmasına yönelik olarak girişim yapın” dedi. Yalçınkaya, TTK’nın Bartın ve Batı Karadeniz için önemli bir istihdam kapısı olduğunu ifade eden Yalçınkaya, “Hem üretimin artması için işçi alımının bir an önce yapılması, hem de teknolojik anlamda daha iyi üretimin mekanik sistemle gerçekleştirilmesi için yatırım ödeneklerinin artırılması gerekiyor” dedi.
Yalçınkaya, toplantıda yaptığı konuşmada, TTK’nın bölge için çok önemli bir kurum olduğunu belirterek, “Eski adıyla Ereğli Kömür İşletmeleri, şimdiki adıyla da Türkiye Taşkömürü Kurumu o büyük Zonguldak’ı ayakta tutan çok önemli kurumlardan birisi. Aynı zamanda cumhuriyetin ilk yıllarından bugüne kadar da bölgeye çok büyük ekonomik faydaları olan, bölge insanının bir umut kapısı olarak gördüğü, aş kapısı olarak gördüğü önemli kurumlarımızdan bir tanesi. Bu kurumun bölge insanı ve bölgenin ekonomik anlamda kalkınmasına yönelik olarak daha güçlü bir yapıya kavuşması hepimizin ortak özlemi. Ancak TTK, zarar eden bir kurum olarak hep önümüze çıkıyor ve dolayısıyla da Türkiye genelinde de bu kurumla ilgili olarak bakış açısı hep negatif oluyor” dedi.
“Yatırım ödenekleri artırılsın”
TTK’nın bölge insanının istihdamı için en önemli kurumlardan biri olduğunu vurgulayan Yalçınkaya, sözlerini “Bence öncelikle yerin altındaki ‘kara elmas’ denilen rezervin çıkartılması için bu kuruma gerekli destek ve katkının her zamankinden daha fazla verilmesi gerekiyor. Hem üretimin artması için işçi alımının bir an önce yapılması, hem de teknolojik anlamda daha iyi üretimin mekanik sistemle gerçekleştirilmesi için yatırım ödeneklerinin artırılması gerekiyor” diye sürdürdü.
“Kömür çıkarmak yerine termik santral yapıyor”
TTK’nın bölgeye kattığı artı değerin yanısıra kurumsal anlamda bazı hatalarının olduğunu ifade eden Yalçınkaya, “TTK’nın 5 müessese müdürlüğü var, bunlardan 1 tanesi de Bartın ilinde bulunan Amasra Müessese Müdürlüğü. Burası 1967 yılından beri Bartın ilçesinin, 1991’dan sonra da Bartın ilinin en önemli istihdam alanlarından bir tanesi. 2005 yılında mevcut Amasra A sahasının dışında B sahası adı verilen saha, rödovans usulüyle özel bir firmaya devredildi” dedi. TTK ile firma arasında 2005 yılında bir taahhütname ve sözleşme imzalandığı halde, firmanın altına imza attığı bu taahhütnamenin şartlarına uymadığını anlatan Yalçınkaya, “2005’ten bu yana dokuz sene geçti maalesef 1 kilo kömür çıkartılmadı. Firma bunun yerine, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan 1/100 000’lik Çevre Düzeni Planlarına göre turizm açısından mutlak korunması gereken bir alan olarak belirlenen Amasra’da termik santral girişimlerini devam ettiriyor” dedi.
“Firma taahhüdünü yerine getirmedi”
Yalçınkaya, HEMA Endüstri A.Ş’nin, rödovans sözleşmesinde taahhüt edilen iki yıllık hazırlık ve üçüncü yıl sonu itibariyle üretim taahhüdünü yerine getirmediğini belirterek, “Amasra- B Sahası’nda kömür üretimi için 36 ay hazırlık süresi teklif eden bu firma, önce 17 ay 5 gün, ardından 17 ay 21 gün, daha sonra da 9 ay 16 ay olmak üzere toplam 44 ay 12 gün ek hazırlık süresi kullanmış olmasına rağmen, halen hazırlık işlerini tamamlayarak taahhüt ettiği üretimi gerçekleştirememiştir” dedi. Yalçınkaya, Sayıştay denetçilerinin, 2011, 2012 ve 2013 raporlarında bu süre uzatımlarını eleştirdiğini belirterek, “Sayıştay denetçileri, HEMA AŞ’ye verilen bu süre uzatımlarının uygun olmadığını, firmanın süre uzatma taleplerinin sözleşmede yer alan mücbir sebepler içerisinde kabul edilemeyeceğini raporlarına yazmasının ardından TTK Yönetim Kurulu, şimdiye kadar verilen yasal olmayan bu uzatma sürelerinin dördüncü kez kabul edilmesinin kendilerini zor durumda bırakacağını düşünerek, firmanın süre uzatım talebini reddederek, topu mahkemeye atmışlardır. 2012 yılından bu güne kadar da mahkeme devam ediyor gerekçesiyle bir nevi süre uzatımı böylelikle fiilen devam etmektedir” diye konuştu.
“Kömür çıkarmayacaksa o sahaları alın”
Yalçınkaya, konuşmasında TTK’nın bölge için önemine vurgu yaparak, kurum yöneticilerine “Elinizden gelen gayreti göstererek bu kurumun ayakta kalabilmesi, bu kurumun bölge insanı için umut, aş kapısı olarak devam edebilmesi için büyük bir özveri ile çalışacağınıza yürekten inanıyorum. Ama yapılan yanlışlıklar var, haksızlıklar var. Özellikle bu usulsüzlükler ve bu haksızlıklar, Amasra bölgesinde hızlı bir şekilde rödovans sahalarında devam ediyor. Benim sizden ricam, artık bu haksızlıklara, bu usulsüzlüklere göz yummayın, bu firmanın korunup kollanmasına müsaade etmeyin. Çıkaracaksa kömürünü çıkarsın, çıkarmayacaksa da bir an önce firmanın elinden bu sahaları alın ve devlet olarak oranın çalıştırılmasına yönelik olarak girişim yapın. Dokuz senedir çıkarmadığı kömürü kurum olarak biz çıkaralım ve en azından yöre insanının 2 bin, 3 bin kişisine de ekmek kapısı olur, aş kapısı olur” diye seslendi.
“Arsalar emsallerinin altında satıldı”
Yalçınkaya ayrıca, TTK tarafından HEMA AŞ’ye bedelinin çok altında arsa satışı gerçekleştirildiğini de belirterek, “TTK zarar eden bir kurum olarak biliniyor. Durum böyle olmasına rağmen Amasra Gömü köyündeki TTK’ya ait arsaların çok ucuz bedellerle HEMA şirketine satılmasının amacı nedir? HEMA Endüstri AŞ’ye toplamı 16 bin 480 metre kare olan dört arsanın, 157 bin 100 TL gibi çok düşük bir fiyatla satılmış olması dikkat çekicidir. Firma, arsanın metrekaresi için TTK’ya KDV dahil 10TL ödemiştir. Aynı bölgede emsal kabul edilebilecek arsaların metre kare fiyatı ise 25 ile 173,33 TL’ye farklı şahıslar tarafından aynı firmaya satıldığı bilinmektedir. Örneğin firma bir vatandaşa ait 24 bin 400 metrekare arsasına 1 milyon TL, bir başka vatandaşın 6 bin metrekare arsasına 110 bin TL, bir başka vatandaşın da bin 500 metre kare arsasına 220 bin TL ücret ödemiştir. Aynı bölgede bulunan ve emsal kabul edilebilecek arsaların metrekare fiyatları çok daha yüksek olmasına rağmen bu dört arsanın çok düşük fiyatla satılmasını anlamak mümkün değildir. Burada kamu zarara uğratılmıştır” dedi.
Yanıt bekleyen sorular
Yalçınkaya, yaptığı konuşmanın ardından TTK yöneticilerine şu soruları yöneltti:
“Baktığınızda TTK’nın tüm havzada 2012 yılında gerçekleştirdiği üretim 1 milyon 457 bin ton. 2013 yılında ise gerçekleştirdiği üretim 1 milyon 360 bin ton. Sizin kurum olarak 9 bin işçi ile gerçekleştirdiğiniz üretim miktarı bu iken, Amasra B sahasını alan şirketin birinci yıl üretim miktarı olan 2,5 milyon ton kömür çıkarma taahhüdünü gerçekleştirebileceğini düşünebiliyor musunuz?
Kömür çıkarma taahhüdü yaptığınız HEMA AŞ’yle veya HATTAT AŞ’yle aynı zamanda metan gazı üretmek için de bir sözleşme yaptınız mı? TTK ile bu firma ne kadar metan gazı çıkarmıştır, bu gazları kime satmıştır ve çıkardığı metan gazından dolayı size ödemesi gereken parayı ödemiş midir? Şimdiye kadar TTK olarak kaç lira gaz bedeli alınmıştır?
TTK, firmadan rödovans bedelini neden almıyor? 3’üncü hazırlık yılına ait rödovans tutarı borcu olan 8 milyon 513 bin 700 TL’nin 22.02.2013 tarihine kadar Kurum banka hesabına yatırılması gerekiyordu. 1’inci üretim yılı için sözleşme gereği taahhüt edilen 2,5 milyon ton/yıl üretim miktarının 1/12’sinin KOD tutarı olan 570 bin 750 TL’nin aynı şekilde 22.02.2013 tarihine kadar kurum banka hesabına yatırılması gerekiyordu. Bu tutarın tahsil edilmesi için TTK Yönetim Kurulu olarak neden karar almıyorsunuz?”
Soruşturma açılacak
Toplantının sonunda yapılan oylamada AKP’li üyeler çekimser kalırken, muhalefet partili Komisyon üyelerinin ret oyu vermesi üzerine TTK bütçesi komisyon tarafından ibra edilmedi. Buna göre; bilançoların komisyonca onaylanmaması, Sayıştay denetçilerinin tespit ettiği usulsüzlüklerin savcılıkça soruşturulmasına yol açacak. Komisyonun, KİT’lerle ilgili yapacağı görüşmelerin ardından, itiraz süreci başlayacak. 60 günlük sürede en az 20 milletvekili veya bir siyasi parti grubu, ibra edilememeye itirazda bulunmazsa, Meclis Başkanlığı hazırlanan raporu, savcılığa suç duyurusunda bulunarak gönderecek.
Bunlar da ilginizi çekebilir