Hisarcıklıoğlu, “Türkiye’ye yatırımı; geleceğe yatırım sayanlar, Türkiye’ye inananlar kazandı. Bugün Avrupa krizlerle boğuşurken, büyümede dünya rekoru kıran bir Türkiye var. Yoksulların ve mazlumların ümidi haline gelen bir Türkiye var. 147 ülkeden öğrencilerin yüksek öğrenim için geldiği bir Türkiye var. Yıllardır baskıcı rejimler altında ezilen Arap halklarına ilham veren bir Türkiye var. Atina’da işsiz kalan Yunanlı gençlerin; İstanbul’da iş aradığı bir Türkiye var. Bu Türkiye kendisine yakışan bir hedef koydu. Dünyanın en büyük on ekonomisi arasına girmek. Bu hedefe yürürken, her alanda hedef büyütürken, en değerli varlıklarımızdan ve stratejik ortaklarımızdan birisi küresel Türklerdir. Bu güç, Türkiye’yi küresel bir ‘mıknatıs’, küresel bir çekim merkezi yapacak güçtür” dedi.
-“Artık biz göçmen işçi topluluğu değil; Türk Diasporasıyız”
Türkiye değişirken, dünyadaki Türklerin de değiştiğini vurgulayan TOBB Başkanı şunları söyledi: “Dikkatinizi 3 önemli gelişmeye çekmek istiyorum. Birincisi, eskiden sadece birkaç Batı Avrupa ülkesinde var olurken, zaman içinde tüm Avrupa’ya ve Amerika’ya yayıldık. Rusya ve Türk Cumhuriyetleri buraları takip etti. Şirketlerimiz büyüdükçe, ölçeğimiz ve ufkumuz da büyüdü. Çin’den Mozambik’e, Kolombiya’dan Yeni Zelanda’ya kadar yayıldık. Coğrafyamız değişti. İkincisi, eskiden “göçmen işçi” statüsünde iken, kabuk değiştirmeye başladık. Girişimci olduk. Siyasetçi olduk. Sanatçı olduk. Akademisyen olduk. Sonra, Türkiye’nin yazdığı başarı hikayeleri esnasında pişen yöneticilerimiz, dünyanın dört bir yanına dağıldı: Sayıları 4 bini aştı. Dubai’den Pakistan’a, Nijerya’dan Amerika’ya yönetici olduk. Niteliğimiz değişti. Üçüncüsü, son birkaç yılda, dedesi o ülkede doğmuş torun Türkler, artık aramıza katıldı. Almanya’da Mesut’u hep konuşuyoruz ama, Alman Genç Milli Takımı’nı gören var mı peki? İlk 11’in yedisi Türk. Yani neslimiz değişti. Bu değişiklikler, gelişmeler bizi artık başka bir kategoriye sokuyor; bize başka bir güç veriyor. Bugün diyoruz ki: “Gurbet dönemi bitmiştir. Madem dünya küresel, madem artık Türkiye’nin her yanı havaalanı olmuş, internet her yerde, şirketlerimiz her yerde, o zaman Türkiye heryerde! Artık biz göçmen işçi topluluğu değil; Türk Diasporasıyız. Bu bir iddiadır, bu bir hedeftir, bu bir iradedir. Hükümetimiz de bu değişikliklerin fitilini ateşledi. Geçtiğimiz Kurultay’da ne istedik? “Bizim artık anavatanımızda sadece bizimle ilgilenen bir devlet birimimiz olsun” istedik. Bizim de kültür vakıflarımız olsun istedik. Bizim de kalkınma kuruluşlarımız yaygın olsun dedik. İşte, Yurtdışı Türkler Başkanlığımız... İşte Yunus Emre Vakfı... İşte coğrafyası ve ufku genişleyen TİKA. Sayın Başbakanım bu hizmetler icin sizlere teşekkür ediyoruz.”dedi.