Üniversitemizde 29. Bartın Kültür Sanat Turizm ve Çilek Festivali kapsamında "Bartın'da Geleneksel Yaşam" konulu Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni ve Sergisi gerçekleştirildi. Ardından Bartın halk kültürü ve tarihi araştırmacısı Erkan Aşçıoğlu tarafından “Bartın’da Tarih” konulu konferans verildi. Konferansa Bartın Vali Yardımcısı Erdoğan Özdemir, Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Azize Toper Kaygın, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Firdevs Güneş, İl Kültür ve Turizm Müdürü Derviş Özbay katıldı.

Sözlerine 1982 yılında Bartın’da ilk kez Çilek Festivalini birlikte başlattıkları kaybettiğimiz şairimiz Feridun Abancı’nın “Bartın” şiiriyle başlayan Erkan Aşçıoğlu, tarihi, denizi, doğası, ticareti, sanayi ve turizmiyle önemli değerlere sahip olan Bartın burası… Bartın’ın geçmişi şatafatlı hareketli ve şimdi hayal olan yaşantısına terk edilmişliğin gölgesi düşüyor. Ramazanda iftar sofralarının kurulduğu, bahçesindeki fırında ev ekmeklerinin yapıldığı eski Bartın evleri. Şimdi ise koyu bir karanlığa gömülmüş, soğuk, harap ve yalnızlar.” dedi. Her terk edilmenin arkasında bir yıkıntı bıraktığını belirten Aşçıoğlu, “işte bu evlerde terk edilmenin ve unutumanın yalnızlığı ve acısı içindeler. Sanki içlerinde hiç yaşanmış, odalarında hiç oturulmamış gibi duran aile büyüklerimizi son yolculuklarına uğurladığımız eski evlerimiz şimdi kapıları kapalı, perdeleri çekilmiş, ışıkları sönmüş soğuk, tozlu, bakımsız ve soğuklar. “ dedi. Bartın ilk sahipleri olan Gaska’lara ve Batın ismini Parthenios Irmağından aldığını belirten Aşçıoğlu, Roma, Bizans ve Osmanlı döneminde Bartın’ın tarihine değindi.

İsmail Habib Sevük’ün bir eserinde “Vatanın bütün nehirlerini bilirim: Hiç bu kadar gemiyle dolu ırmak görmedim” dediğini söyleyen Aşçıoğlu, “Bartın Irmağı’nın altın ırmak olduğu yılar artık geride kaldı. Şimdi ben çocukluğumdaki Bartın nehrinin temiz, gösterişli Bartın Nehrini arıyorum.” dedi. Milli mücadele döneminde Bartın’ı anlatan Erkan Aşçıoğlu, Bartın’ın 1. Dünya Savaş’ında, Kurtuluş savaşında ve son terör olaylarında yüzlerce şehit verdiğini ve bu şehitler adına Bartın’lı Şehitler Anıtının dikilmesini ve Bartın tarihinde iz bırakan önemli şahsiyetlerin büstlerinin yapılaması gerektiğini söyledi. Bartın’da bir zamanlar Rumların da yaşadığını ifade eden Aşçıoğlu, “Bartın’da yaşamış banker, sarraf ve fabrikatör olmasının yanı sıra, Bartın çevresindeki maden ocaklarının işletmeciliğini yapmış Cevahircioğlu Bodosaki’nin Asma Semtinde İtalyan bir mimara sipariş ettiği konak, yıkılana kadar, Bartın’da gotik mimarinin tek örneğiydi. Bartınlı Rumların 1923 Nüfus Mübadelesi’yle şehri terketmek zorunda bırakılmaları sonucu sahipsiz kaldı. Bodosaki Konağı ise 1963 yılına kadar Bartın Ortaokulu olarak kullanıldıktan sonra, yeni lise binasının açılmasıyla bir süre işlevsiz kaldı, nihayet 1973 yılında ‘siyasi’ ve ‘kişisel’ bir inatlaşma sonucu yıktırıldı. Şimdi bu binanın yeniden yapmak hayali gerçekleştirildiği takdirde Bartın bir döneme vefa borcunu ödeyecektir.” dedi.

Bartın halk kültürü ve düğünlerine değinen Erkan Aşçıoğlu, 1932 yılında Bartın’da öğretenlik yapan şair Fuat Emin Baksı’nın Selahattin Pınar’ın bestelediği “Bir bahar akşamı rastladım size” o ünlü şiirini Bartın’da yazdığını, yine Türk Müziğine damgasını vuran “Bu ne sevgi ah bu ne ızdırap” adlı eserin Bartınlı şair Hasan Bayrı tarafından güftelendiğini, askerlik görevini Bartın’da yapan Abdullah Yüce ile tanışmalarından sonra Abdullah Yüce tarafından İstanbul’da plağında seslendirdiğini belirtti. Daha sonra Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan tarafından kendisine hediye verildi.