Uzun süredir Bartın ve Amasra gündemini meşgul eden termik santrallerdeki son gelişmeleri şaşkınlıkla izliyoruz. 2000’li yılların başından bu yana Bartın’da yaşama sahip çıkma adına yapılan mücadelelerin önünü kesmek, Bartın ve Amasra halkının direncini kırmak için yapılanlara siyasi otoritenin son hamlesi damgasını vurmuştur.
AKP Genel Merkezi internet sayfasından “Bartın-Amasra’da yapılacak termik santralde imzalar atıldı” başlığı ile verilen ve 21 Şubat 2012 Salı günü Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın da katılımı ile, adeta Bartın ve Amasra halkını hiçe sayarak törenle gerçekleştirilen “Hattat Holding ve Çinli AVIC International firması çerçeve anlaşması”nın şirketi cesaretlendirmekten başka bir anlama gelmediğinin farkındayız.
Fakat soruyoruz;
- AKP’nin yerel sözcüsü Sayın Yılmaz Tunç; Hani termik santraller Amasra’ya yapılmayacaktı?
- Devletin çevresinden, ormanından, suyundan sorumlu bakanlar, Amasra’ya nasıl kıyacaksınız?
- Bölgenin turizminden, ülkenin kültürel değerlerini korumakla yükümlü bakanı; hani bu bölge turizmi ile marka olacaktı?
Büyük bir yanlış içindesiniz. Bu yanlışınızı Bartın ve bölge halkı unutmayacak, sizleri tarih önünde yargılayacaktır.
AKP iktidarı basın üzerinden kandırmacalarına bir yenisini ekleyerek, ÇED sürecinde baskı unsuru olma gayreti ile Bartın’ın geleceğini karartacak termik santral girişimlerini cesaretlendirmekte, bunu da her zaman olduğu gibi devletin bakanlarına yaptırmaktadır. Geçmişte firmanın helikopterleri ile yer beğenmeye gelen milletvekilleri ve bakanlar bugün diyetini Çinli bir firma ile anlaşarak, Bartın halkına rağmen ödemeye çalışmaktadır. AKP iktidarı bu sevdadan vazgeçmelidir.
Kurulduğu günden bugünlere değin bölgenin önemli yer altı zenginliklerinden olan kömürün çıkarılmasına karşı durmayan Bartın Platformu, dün olduğu gibi bugün de bu zenginliklerin ekonomiye kazandırılmasını istemektedir. Sözde kapasitesi düşük gösterilerek, bölgeden çıkarılacak kömürün santralde yeterli olacağı savı ve “yerel kaynakların ekonomiye kazandırılacağı” bilgisi gerçeklikten uzak, bilim ve hukuk sınırlarını zorlayan, insanlık dışı yatırımların önünü açan girişimlerdir. Hattat Holding kömür çıkarmak için geldiğini söylediği Bartın’da sözünde durmamış, halk gözünde sosyal barışı olumsuz etkilediği gibi, güvenini de yitirmiştir.
Bartın’a şayet termik santral yapılacaksa dahi bu siyasi otoritenin dayatması ve devşirme ortaklıklarla gerçekleşemez.
Bartın halkı olarak buna izin vermeyeceğiz.
Bakan Yıldız’a soruyoruz;
- ''1.320 MW'lik santralin imza törenindeyiz. Bu projeyi destekliyoruz.” Açıklamasını yaparken Bartın halkına sordunuz mu?
Bartın halkına hiçbir zaman dürüst olamamış Mehmet Hattat’a soruyoruz;
- “ÇED süreci bittiği anda hemen inşaata başlayacağız ve 3,5 yıl sürecek'' dediğiniz ve sürecin devam ettiğini kabul ettiğiniz termik santralinizin kapasitesini ne zaman 4 bin MW gücüne çıkardınız?
- “Daha önce bakanlığın gösterdiği yerin denizaltıların sığındığı mağaralara rastlayan bir yer olduğunu ve bu yerin değişmesi için bakanlığa başvuru yaptığınızı” ifade ettiğiniz yer Delikliburun ise; Termik santrali Amasra kent merkezine mi yapmayı planlıyorsunuz?
Yılmaz Tunç’a soruyoruz;
- Hükmedenlerin bölgemize biçtiği termik santrali gölgelemek adına “turizmde marka yapacağız” açıklamalarınıza son verip, ne zaman Bartın halkının yanında gerçek manada duracaksınız? Bartın halkına yalan söylemekten ne zaman vazgeçeceksiniz?
Bartın ve Amasra halkına sesleniyoruz;
Geçmişinde ülke gündeminde yer etmiş mobil santral direnişi ile yaşam alanlarına sahip çıkan memleketimizin yürekli insanları. Bartın Platformu çatısı altında hep birlikte yürüttüğümüz mücadelemiz devam ediyor. Bu mücadelede gücümüzü sizlerden alıyor, sizlerle birlikte memleketin bir karış toprağına, havasına, suyuna zarar gelmemesi için uğraş veriyoruz. Termik santrali bölgemize hak görerek yaşam alanlarımıza kastedenlere tek vücut olarak yanıtımızı her zaman vereceğiz.
Yaşasın Bartın Platformu, yaşasın Bartın halkının onurlu yaşam mücadelesi.
Termik santrale Hayır, Termik santral istemiyoruz.
Bartın Platformu
Bartın Platformu





