Çerdek, Altı, Aşağıköy, Muratbey, Gecen, Fırınlı, Bakioğlu, Akbaş Köylerini ziyaret eden adaylar. Her 4 seçmenden 1 oy istediler. Konuşmalarında Mekeç ve Keleş şu söylemlere yer verdiler.
 
Bizim davamız Mekeç yada Keleş olarak meclise gitmek değildir. Aslolan Saadet Partisi'nin misyonu orada olmalıdır. Bu dava hak merkezli bir davadır. Burada kimse rant peşinde değildir. Bu dava için atılan her adım sadece ve sadece Allah'ın rızasını kazanmak içindir.
 
Her seçim siyasi bir önem arz etmektedir. Fakat bu seçimler cumhuriyet tarihinin en önemli seçimlerinden birisidir. Bu seçim, tarihimizin en kritik döneminde yapılmaktadır. Çünkü; sürekli olarak medya tarafından Ahlaki ve manevi değerlerimiz tahrip edilmektedir. Milli birlik ve bütünlüğümüz tehdit altındadır. Ülkemiz ekonomik açıdan dışa bağımlı hale getirilmiştir. Ülke kaynaklarımızın büyük bir bölümü yabancıların denetimine geçmiştir. Bankacılık sektörünün % 60’ı yabancıların eline geçmiştir. Milli gelirimizin önemli bir bölümü, yabancı şirketler tarafından faiz ve kâr olarak yurt dışına aktarılmaktadır. Ekonomimiz rakamsal olarak büyürken halkımız yoksullaşmakta, ülkemiz geriye gitmektedir. Dünyanın 17. Ekonomisine sahip olduğumuz söylenmesine rağmen, gelirimizin önemli bir kısmına yabancılar ortak edildiğinden gelişme düzeyi açısından ülkemiz 83. Sıradadır.
 
Bu sorunlara çözüm üretebilecek bir iktidar, 12 haziran tarihinde yapılacak milletvekili genel seçimi ile iş başına getirilmez ise, Türkiye’nin geleceği tehdit altında kalacaktır.
 
Bu seçimde milletimiz, kendi inancı ve düşüncesi olan Saadet Partisi’ni iktidara taşırsa Yeniden Büyük Türkiye’nin inşasını başlatmış olacaktır. Fakat ülkemizin kaynaklarını ırkçı ve tekelci emperyalizme aktaranları iktidara taşırsa ülkemiz yarı sömürge haline dönüştürülecektir. Oylarımızla ya saadet ve izzeti tercih edeceğiz ya da sefaleti ve zilleti.
 
Bizim iktidarımızda mağdur toplum kesimlerine insan gibi yaşamaları için kaynak aktarımı yapılacaktır. Bu popülist bir politika değil, adil bir ekonomik sistemin en temel gereğidir. Daha önce ekonomik programımızın adalete dayalı olacağını söylemiştik. Toplum kesimlerine haklarını vererek sadece adaleti tesis etmiş olmayacağız, aynı zamanda ekonomiyi de canlandıracağız. Toplum kesimlerinin alım gücünün yükselmesi piyasayı canlandıracak, esnafımızın yüzünü güldürecek, bu da üretimi ve istihdamı artıracaktır. Saadet Partisi talebi kısarak enflasyonu kontrol etmeyecek, üretimi artırarak fiyatların düşmesine ortam hazırlayacaktır. Sermaye sahiplerinin üretim yapmadan servetlerini artırma yollarını kapatacak; üretim yaparak zenginleşmenin yolunu açacaktır.
Saadet partisi bunları yapabilir, başarabilir. Hafızalar yoklansın, Milli Görüş kadrolarının daha önce merkezi hükümet ve yerel yönetimlerde yaptıkları hatırlansın. Bizde bütün bunları yapacak bilgi, tecrübe, kararlılık, heyecan ve inanç vardır. Esasen her şeyin başı niyettir, zihniyettir, tercihtir ve bunları uygulama inancı, azim ve iradesine sahip olmaktır. Diğer partiler, IMF'nin dayattığı ekonomik programa uyacaklarına dair sözler veriyorlar, yeminler ediyorlar. Saadet partisi olarak IMF'nin dayattığı programı iptal edeceğiz, rant ekonomisine son vereceğiz, post modern sömürgeci kuşatmayı kıracağız. Milli politikalar uygulayacağız. Ülkemizi felakete sürükleyen ve yolsuzluklara bulaşan şebekelerin devlet ile olan bağlantılarını kesecek ve adalete teslim edeceğiz.