Dilek Özmen Kimdir?
Bartın’da 2005 yılından bu yana solo sergi gerçekleştirmeyen sanatçı geçen zaman içinde Amerika, İtalya, Avusturya, Almanya, Çin, Romanya ve Bulgaristan’da pek çok uluslararası sergide yer aldı. Özgün resimleri, farklı tekniği ve görsel anlamda oluşturduğu “yeni bir dil” ile dünya sanat arenasında dikkatleri üstüne çeken Bartınlı Ressam; 2009 yılında New York Sanat tarafından 3 ay boyunca ayın sanatçısı seçildi. Moskova’da “Yin-Yang”, İtalya'da “İnsan Hakları” Sergisi, 53. Venedik Bienali ve”VII. Sanatta Kadınların Şovu", Amerika'da Las Vegas’da Dünya Sanat Fuarı ve WAF Expo, New York'da Art 2010 “Global Sanat Perspektifleri”, Miami’de "Sanatta Kadın”, Kaliforniya’da Dünya Sanat Fuarı’09, Oregon’da “Özgün Baskı Sergisi’nde” Broadway Galeri'de “Politikalar, Pratikler ve Duygular”, Avusturya'da Salzburg Galeri’de “Soyut Resimler”, Çin'de Ny Sanat “Kağıt İşler” sergilerinde yer aldı. Almanya’da kişisel bir sergi gerçekleştirdi. Çalışmalarını Bartın’daki atölyesinde sürdüren sanatçı UNESCO AIAP Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği (UPSD) ve Bartın Güzel Sanatlar ve Turizm Derneği üyesidir.
Amerikalı Sanat Eleştirmeni Suzie Walshe, New York Sanat Dergisi’nin “Kış 2010” sayısında sanatçı için şunları söylüyor: “Eşsiz bir içsel kuvvete sahip olan Dilek Özmen’in resimlerinde sanatçının vizyonu ve mecazi becerisi ile tuvale boyadığı yağlıboya figürlerdeki başarısı birleştiğinde ortaya çıkan biçimler ve kompozisyonlar sanatçının özenini, titiz çalışma tarzını vurguluyor. Ressamın tabloları izleyiciyi bir bulut gibi sararak bizi bilinçli olarak bilinçaltımızla buluşturuyor. Bu özgün resimler; bizleri şimdiye kadarki bildiklerimizi ve günlük deneyimlerimizi aşmak için davet ediyor. Özmen’in olağandışı resimleri; grafiksel unsurları ağır basan tarihsel ve romantik bir estetiği icat ediyor ve bunun sonucunda ortaya çıkan bu yeni kişiliği sergiliyor.”
Dilek Özmen “Dişil Söylemler” felsefesini ise şöyle tanımlıyor: Resimlerimin, konuşma etkinliğine benzemesi Hélène Cixous’un da ele aldığı gibi, dişil ifadenin karakteristiğidir. Burada ses kadınlara özgü müzikten ileri gelir, ki bu da “sevginin ilk nesnesinden gelen müzik“tir. Bu aşamada ses ya da konuşma, bilinçdışına yakınlığı noktasında önemlidir ve artık “dişil ifade” fazlasıyla sese benzer ya da sese yakındır. Aslında, kadın düşünmekte olduğu şeyi bedensel olarak maddeye dönüştürmüş ve onu bedeniyle imlemiştir. Bir anlamda, söylemekte olduğu şeyi kaydetmektedir.
Tarih: 27 Nisan-5 Mayıs 2012
Açılış:27 Nisan 2012 Cuma, Saat:10:00
Yer: Kültür Merkezi Sergi Salonu-BARTIN

