Atatürk’ün hedef olarak koyduğu çağdaş uygarlık seviyesine ulaşabilen bir devlet olmanın şartı; demokrasiyi, adaleti ve hukuk devleti ilkelerini eksiksiz ve en iyi şekilde yerine getirmektir.
Ülkemizde; maalesef, demokrasinin ve hukuk devletinin temel unsurlarını gerçekleştirmek yerine, demokrasi’yi zafiyete uğratmak ve çelişkiler yaratmak üzere politikalar inşa edildiğini hep birlikte görmekteyiz. Bu nedenle; içerisinde bulunduğumuz dönemde, yargıyı yıpratan, yargının yetkilerini daraltan ve onu işlevsiz hale getiren tüm girişimlere karşı dik durmalıyız.
Demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez şartlarından biri, yargı gücünün, yürütme ve yasama gücünden bağımsız olmasıdır. Fakat işsizliğe, gelir adaletsizliğine, esnafımızın, köylünün, çiftçinin sorunlarına, terör olaylarına, eğitimde, sağlıkta yaşanan kargaşalara ve ekonomiye karşı hiçbir çözüm üretemeyen hükümet, yargı üzerinde baskılarını sürdürmeye devam etmektedir.
Yürütmenin yargı üzerindeki baskıcı tutumunun bir an önce son bulmasını ümit ediyor, savunma hakkının temsilcileri, değerli avukatlarımızın “5 Nisan Avukatlar Günü” nü kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.