“Yazılı ve görsel medyadan yoğun bir suni gündem bombardımanı ile karşı karşıyayız. Ancak oluşturulan bu suni gündemin arkasında gizlenen ve hepimizi ilgilendiren gerçek gündem var.
1000 yıl İslam’a hizmetkarlık etmiş, yeryüzüne adalet dağıtmış bir ecdadın evlatları olarak Siyonizm’in kuşatması altındayız. Bu kuşatma 3 koldan gerçekleşiyor. Ekonomik olarak, ahlaki olarak ve siyasi olarak kuşatılmış durumdayız.
Ekonomik olarak kuşatıldığımızın delili şudur ki, bugün en çok gelir elde eden kuruluşlar sıralamasında bankaların başı çekmesidir. Bu bankalar otomobil mi üretiyorlar, tank mı üretiyorlar, ya da binlerce insanımızı mı istihdam mı ediyorlar da bu karları elde ediyorlar? Hayır. Bunlar dünyayı sömüren güçlerin birer tahsildarı konumundadırlar ve alın terimizi sömürerek bu karları elde etmektedirler. Bunun için bankalar vasıtası ile ekonomik olarak kuşatma altındayız.
İkinci olarak ahlaken ve manen kuşatma altındayız. Gençliğimizin haline bir bakın. Uyuşturucu, alkol kullanımı ilköğretim çağlarına kadar inmiş, fuhuş yaygınlaşıyor, aileler çatırdıyor. Toplum ruhsal olarak çöküntüde. Ve bu ahlaki dejenerasyon günden güne artıyor. Bunlar durduk yere olmuyor. Bunlar toplumu uyuşturup kontrol altında tutmak ve daha iyi sömürmek için emperyalist güçlerin enstrümanlarından biridir.
Ama bu yozlaşmanın bizi ilgilendiren en büyük sebebi, çoban diye başımıza diktiğimiz adamların, kurtla pazarlık sofrasına oturmasıdır. Ey hükümet yetkilileri! Hani dindar nesil yetiştirmek istiyordunuz? Bakın bugün 18 yaşında olan bir genç siz iktidara geldiğinizde 7 yaşında idi. Bu çocuk sizin tezgahınızdan geçti. Bu yozlaşmadan sizler sorumlusunuz. 11 yıldır ne yaptınız?
Ve son olarak da siyaseten kuşatma altındayız. Baktığımız zaman 1000 yıl dünyaya nizam veren ecdadın torunları, NATO’nun AB’nin yörüngesinden çıkamaz hale gelmiş. ABD’nin ağzının içine bakar hale gelmiş. Heyhaat!
İşte ırkçı emperyalizmin bu 3 koldan üzerimize uyguladığı kuşatmayı ortadan kaldıracak yegane çözüm Milli Görüş’e sarılmaktır. Milli Görüş’ün tek temsilcisi Saadet Partililer olarak bizler diyoruz ki,
1-Yer altı ve yerüstü kaynakları ile, genç ve dinamik nüfusu ile, tarihi ve inancı ile kendi gücüyle kalkınan güçlü bir Türkiye istiyoruz.
2- Manevi kalkınma olmadan maddi kalkınma olmaz. Milli ve manevi değerlerine bağlı bir nesil için “Önce Ahlak ve Maneviyat” diyoruz.
3- AB kapılarında bekleyen bir Türkiye değil, İslam Birliği’ne liderlik yapacak bir Türkiye istiyoruz.
İşte bu sebepten dolayıdır ki kendi öz değerlerimize, inancımıza, Milli Görüş’e sarılmak ve üzerimize uygulanan bu kuşatmayı kaldırmak mecburiyetindeyiz. Allah’ın lütfu ile bunu hep birlikte başaracağız ve tarihteki şerefli yerimizi tekrar alacağız inşallah.”




