Karadeniz başta olmak üzere yaşam alanlarımızın tümü gözünü para hırsı bürümüş sermayenin enerji politikalarıyla talan edilme tehlikesiyle yüzyüze kalmıştır. Her vadi her ova şirketler için sadece hidroelektrik, termik ve nükleer santral kurmaktan başka başka bir anlam ifade etmemektedir.
Bartın'ın küçük bir balıkçı kasabası olan Amasra'da bundan nasibini almıştır. Maslak’taki çirkin fil dişi kulesini yükseltmek isteyen, Batı Karadeniz’i enerji üssüne çevirip insanları kanserin kucağına atmaktan çekinmeyen HATTAT holding bu kirli oyunun baş rol oyuncusu olmuştur.
Bizler İstanbul'da yaşayan Bartınlı'lar olarak “AMASRA'DA TERMİK SANTRALE HAYIR” yazılı tişörtlerimizle Avrasya Maratonu'nde yerimizi aldık. Amasra için bir adım attıysak Hopa için Gerze için Sinop için Mersin için Hasankeyf için daha fazlasını attık.
Biz insan emeğinin ve bedeninin patronların sermayesine ve egolarına yem olmasını istemiyoruz. HATTAT holding daha fazla para kazanacak diye kanserden ölmek, verem olmak istemiyoruz. Ne Gerze’de, ne Yalova’da ne de dünyanın herhangi bir köşesinde ölüm saçan enerjileri görmek istemiyoruz. Dün HATTAT holdingin önündeydik, yarın tüm sokaklarda olacağız. Amacımız yaşamaktır!