Meşhur bir söz vardır; "Bir yıl sonrasını düşünüyorsan tohum ek; on yıl sonrasını düşünüyorsan ağaç dik; yüz yıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir.” Bizlerde yarınlarımızı düşünüyorsak çocuklarımıza kitap okuma alışkanlığı kazandırmalıyız, bu da ancak onun yanında kitap okuyup ona örnek olarak gerçekleşir.
Kitap okuma, düşünceleri olgunlaştırır. Çok kitap okuyalım, okuduğumuz kitapları iyi anlayalım. Kitaplar, bizi motive eder, hayata bağlar ve ufkumuzu açar. Düşünme, hedef belirleme, ileride büyüyünce yetenekli kişiler arasında yer alma imkanı verir. Eğer ülkemiz için bir kısım başarılı projeler geliştirip kendimizi ispatlamak istiyorsak bolca kitap okumalıyız. Çünkü önemli projeler üretmek, başarı ister, güç ister, gayret ister, bilgi ister.
İnsan hayatta, önce kendine güven duymalı. Daima başarılı olma tutkusu ile yaşamalıdır. Çalışkan kişinin gündeminde başarısızlık yoktur. Bir insanın sahip olduğu görüş ve düşünceleri bilgi ve kültür düzeyi kadardır. Bizim ecdadımız daima büyük düşünmüş, büyük projelere imza atmıştır. Bizler de büyüklerimize özenerek daima kendimizi geliştirmeli ve onların bıraktığı projeleri tamamlamalıyız. İnsanın davranışlarındaki olgunlaşma, düşüncelerindeki güzellik kültürel birikimini ve bilgiyi yerli yerince kullanma becerisini gösterir. İşte insanı bu seviyeye getiren bir uygulama yeteneğidir. Bu yeteneğin oluşması ise sürekli ve düzenli okuma alışkanlığıyla mümkündür. Sonuç olarak insan, kitap okuma alışkanlığı kazanınca kendine güveni artar. Kitap okuyan insanların becerisi ve bilgisi artar.
Biliyorsunuz okumanın, yazmanın yaşı ve zamanı olmaz. İnsan istekli olursa hayatta her şeyi başarır. İnsanlar okudukça şöyle derler; Kitap okumaya başlayınca düşüncelerimi ve görüşlerimi yeniden gözden geçirdim. Edindiğim her bilgi ve tespit, fikirlerimi olgunlaştırdı. Şimdi, önceleri çok basit düşünüyormuşum, diye kendi kendime kızıyorum. Benden küçük kardeşimin hatalarını sık sık yüzüne vurur, onu güya kendimce doğruya yöneltmek isterdim. Şimdi anlıyorum ki, hatalar yüze vurmadan, ezmeden, yumuşaklıkla söylenmeliymiş. Okuduğum için bunun ölçüsünü öğrendim. Okumak kadar bir güzellik var mı? derler. Bu nedenle bizlerde sürekli okumalıyız, okumalıyız, okumalıyız!
Ayrıca Hangişi; “şu anda köylerimizde çok sayıda öğrenci okuyacak kitap bulamıyor. Bizler ise evlerimizde kitapları kütüphanelere hapsediyoruz, çocuklarımızın okudukları kitapları diğer çocuklara verelim. Diğer okullardaki öğrencilerinde kitap okumalarına yardımcı olalım. Bu konuda biz Türk Eğitim-Sen Bartın Şubesi olarak aracı olmaya hazırız. Sendikamıza ulaştırdığınız kitapları köy okullarındaki çocuklara ulaştırabiliriz, hatta eğer bizi 227 77 75 no’lu telefondan ararsanız evinizden kitapları alıp ihtiyacı olanlara ulaştırırız.” dedi.
Konuşmadan sonra; Türk Eğitim Sen Bartın Şubesi üyeleri tarafından Bartın'daki yüzlerce vatandaşa ücretsiz olarak kitap dağıtımı yapıldı.





