Bartınspor Kulüp Başkanı Mehmet Maden, düzenlediği basın toplantısında kulübün sportif durumu, mali tablo, 3 Ocak’ta yapılan toplantı, mahkeme süreci, tüzük tartışmaları, destek çağrıları ve kamuoyunda gündem olan iddialara ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Zaman zaman tansiyonun yükseldiği toplantıda Maden, hem geçmiş sürece hem de mevcut krize dair çarpıcı ifadeler kullandı.
“Bartınspor kimsenin tekelinde değil”
Toplantının başında Bartınspor’un bir kişi ya da grubun değil, Bartın halkının kulübü olduğunu vurgulayan Maden, “Bartınspor Bartın’ındır. Kimsenin tekelinde değildir. Bugün burada kulübün geldiği noktayı tüm açıklığıyla anlatmak istiyorum” dedi.
Sezon başlangıcı ve sportif tablo
5 Ağustos’ta yapılan genel kurulda göreve geldiklerini hatırlatan Maden, altyapı ve Bartınlı gençler ağırlıklı bir kadro hedefiyle yola çıktıklarını söyledi. Kısa sürede takım kurmak zorunda kaldıklarını belirten Maden, “Ziraat Türkiye Kupası maçına neredeyse hazırlıksız çıktık. İlk yarıyı 6 puanla son sırada kapattık” ifadelerini kullandı.
Mali tablo: “İlk yarı yaklaşık 6 milyon liraya mal oldu”
Kulübün mali yapısına da değinen Maden, sporcu maaşları, deplasman giderleri ve tesis masraflarıyla birlikte ilk yarının yaklaşık 6 milyon liraya mal olduğunu söyledi. Belediyenin nakdi katkıları ve otopark gelirleri dışında ciddi bir destek gelmediğini savunarak, “Birkaç kuruluş dışında bir Allah’ın kulu destek vermedi” dedi.
3 Ocak toplantısı ve yaşanan gerginlik
Maden, 3 Ocak’ta Gazhane Kültür Park’ta yapılan toplantıda eski kulüp başkanlarının kendisini ve yönetimi “beceriksizlikle” suçladığını, aşağılayıcı ifadeler kullanıldığını öne sürdü. Toplantının Bartın Valisi, milletvekili ve belediye başkanının katılımıyla çözüm üretme amacı taşıdığını ancak tartışmaya dönüştüğünü ifade etti.
Valiyle ilgili sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirten Maden, bu nedenle özür dilediğini de açıkladı.
Mahkeme süreci ve üyelik krizi
Basın toplantısında en uzun başlıklardan biri mahkeme süreci oldu. Maden, Bartınspor’da üyelikle ilgili yaşanan ihtilaf nedeniyle açılan davanın son duruşmasının görüldüğünü ve 17 Şubat’a ertelendiğini açıkladı.
Özellikle Enes Eser’in üyeliğiyle ilgili süreci detaylandıran Maden, genel kurulda reddedilen bir üyeliğin daha sonra önceki yönetim kararıyla sisteme işlendiğini, bunun da davaya konu olduğunu söyledi. “Bu konu kulüp tüzüğü çerçevesinde mahkemede değerlendiriliyor” dedi.
Enes Eser ile görüşme iddiaları
Toplantıda, Bartınspor’u mahkemeye veren isimle neden görüştüğü de gündeme geldi. Maden, ilk görüşmenin kulüp tesislerinde yapıldığını, daha sonra kamuoyuna yansıyan iddialar üzerine yüz yüze konuşmak amacıyla bir görüşme daha gerçekleştiğini söyledi. Bu görüşmenin kulübü devretme ya da pazarlık anlamı taşımadığını savundu.
“Ben başkanken hoca ve transfer görüşmeleri yapıldı”
Maden, kendisi görevdeyken bazı kişilerin kulüp yönetimi dışında hoca arayışı ve transfer çalışmaları yaptığını iddia etti. Bu girişimlerin hem takımı hem de kamuoyunu olumsuz etkilediğini belirterek, “Ben başkanken birileri Bartınspor adına hoca bakıyor, futbolcu arıyor. Bu kabul edilemez” dedi.
Medya eleştirileri
Bazı yerel medya organlarına da sert çıkan Maden, kulüp yerine şahsının hedef alındığını, yönlendirmeli haberler yapıldığını öne sürdü. “Bartınspor üzerinden kişisel hesaplaşmalar yürütülüyor” diyerek bu yayınların kulübe zarar verdiğini savundu.
Ligden çekilme ve küme düşme ihtimali
Toplantıda kulübün içinde bulunduğu mali çıkmaz nedeniyle ligden çekilme ihtimali de dolaylı olarak gündeme geldi. Maden, böyle bir tablonun Bartın’a yakışmayacağını vurgulayarak, herkesin sorumluluk alması gerektiğini söyledi.
“Cuma’ya kadar 2 milyon liraya ihtiyacımız var”
Mehmet Maden, kulübün kısa vadede çok ciddi bir nakit sıkıntısı yaşadığını açıklayarak, “Cuma gününe kadar Bartınspor’un 2 milyon liraya ihtiyacı var. Bu para Mehmet Maden’e değil, Bartınspor’a lazım” dedi.
Tüzük çıkışı: “Asıl kurtuluş burada”
Toplantının en dikkat çeken bölümlerinden biri de tüzük vurgusu oldu. Maden, Nisan ayında yapılacak genel kurulda tüzüğün mutlaka değiştirilmesi gerektiğini savunarak, “Bartınspor’un kurtuluşu başkan değişimiyle değil, bu tüzüğün revize edilmesiyle olur” ifadelerini kullandı.
“Sorun Mehmet Maden değil, Bartınspor”
Toplantının son bölümünde yaşanan tartışmalar sırasında Maden, konunun sürekli şahıslar üzerinden yürütülmesine tepki göstererek, “Burada mesele Mehmet Maden değil. Burada mesele Bartınspor. Bu kulüp kişisel hesaplaşmalarla değil, ortak akılla ayağa kalkar” dedi.
Mehmet Maden’in açıklamaları spor kamuoyunda tepki çekti
Bartınspor Başkanı Mehmet Maden’in son basın toplantısında yaptığı açıklamalar spor kamuoyunda ve taraftarlar arasında geniş yankı uyandırdı. Toplantıda mali kriz, destek çağrısı ve kulübün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Maden’in üslubu ve ifadeleri, çok sayıda kesim tarafından sert şekilde eleştirildi.
Maden, kulübün ciddi bir maddi çıkmazda olduğunu belirterek IBAN paylaştıklarını, emekliden sanayiciye kadar herkesten destek istediklerini söyledi. Cuma gününe kadar yaklaşık 2 milyon TL ödeme yapılması gerektiğini açıklayan Maden, bu paranın bulunamaması halinde takımın ligden çekilebileceğini ifade etti. Bu sözler “tehdit” olarak yorumlandı.
Toplantı boyunca sorumluluğu üzerine almak yerine sürekli eski yönetimleri, belediyeyi, siyasileri ve basını suçladığı yönünde eleştiriler yükseldi. Belediye Başkanı Rıza Yalçınkaya hakkında kullandığı ifadeler, vali ve milletvekillerinin destek vermediğini iddia etmesi de tepkilerin odağında yer aldı.
Maden’in, kulübün durumu hakkında haber yapan basın kuruluşlarını hedef alması, bazı medya organlarını “hırsızlıkla” suçlaması ve eleştiren isimlere yönelik sert dili de tartışmaları büyüttü.
Gazetecilerin “istifa” yönündeki sorularını net biçimde yanıtlamayan Maden’in, buna karşılık ligden çekilme ihtimalini gündeme getirmesi, kamuoyunda “sorumluluktan kaçıyor” eleştirilerine neden oldu.
Açıklamalarının ardından sosyal medyada çok sayıda Bartınsporlu taraftar ve sporsever, Maden’in üslubuna ve yaklaşımına tepki gösteren paylaşımlar yaptı. Tepkilerde, kulübün içinde bulunduğu durum karşısında daha birleştirici ve sorumluluk alan bir yönetim anlayışı beklenildiği vurgulandı.






