Türkiye Kamu-Sen, kamu çalışanları ve emeklilerin yaşadığı ekonomik kayıplara dikkat çekmek amacıyla bugün Bartın Devlet Hastanesi önünde basın açıklaması yaptı.
Soğuk havaya rağmen çok sayıda kamu çalışanının katıldığı açıklamada, maaş artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığı vurgulandı; ek zam, refah payı ve vergi adaleti talep edildi.
Türkiye Kamu-Sen adına yapılan açıklamada, 2025 yılı enflasyonunun resmi verilere göre yüzde 30,89 olarak gerçekleştiği, buna karşın memur maaş artışlarının yıl genelinde yüzde 22,5 seviyesinde kaldığı hatırlatıldı. Açıklamada, bu durumun memur ve emeklilerin alım gücünde ciddi kayıplara yol açtığı ifade edildi.
Sendika yetkilileri, enflasyon farkının bir zam değil, yalnızca kayıpları telafi etmeye yönelik bir ödeme olduğunu vurgulayarak, “Son yıllarda maaş artışları sürekli enflasyonun gerisinde kalıyor. Bu nedenle yapılan düzenlemeler gerçek anlamda bir zam olmaktan çıkmıştır” değerlendirmesinde bulundu.
“Memur Maaşları Yoksulluk Sınırının Altında”
Basın açıklamasında, 2026 yılının ilk maaş artışlarıyla birlikte en düşük dereceli bekar bir memurun maaşının yaklaşık 58 bin 200 TL, ortalama memur maaşının ise 64 bin 100 TL seviyesine yükseldiği belirtildi. Ancak bu artışların altı aylık geçim için yetersiz olduğu ifade edildi.
Sendika, yoksulluk sınırının yaklaşık 100 bin TL seviyelerinde olduğuna dikkat çekerek, “Bugün memur maaşları yoksulluk sınırının, emekli maaşları ise açlık sınırının altında kalmıştır. Bu parayla bir kamu çalışanının ay sonunu getirmesi mümkün değildir” açıklamasında bulundu.
Emeklilik Sistemi Eleştirisi
Açıklamada, 2008 sonrası emeklilik sisteminin ciddi adaletsizlikler barındırdığına da dikkat çekildi. Ek ödeme, ilave ek ödeme, fazla mesai ve ek ders ücretlerinin emekli aylığına yansıtılmamasının, görev maaşı ile emekli maaşı arasındaki bağı kopardığı ifade edildi.
Özellikle 2023 yılında uygulamaya giren ilave ek ödemenin emekli aylıklarına dahil edilmemesinin, emeklilik sistemini daha da zayıflattığı belirtilerek, “Bugün en düşük memur emekli maaşı asgari ücretin altına düşmüş durumda. Bu nedenle kimse emekli olmak istemiyor” denildi.
Vergi ve Ücret Adaleti Talebi
Türkiye Kamu-Sen, gelirlerin büyük kısmının dolaylı vergilerden karşılandığına ve bu yükün dar ve sabit gelirlilerin omuzlarına yüklendiğine dikkat çekti. Gelir vergisi dilimlerinin maaş artışlarının gerisinde kaldığı belirtilerek, memurlar için gelir vergisi oranının yüzde 15’te sabitlenmesi talep edildi.
Ayrıca kamuda görev yapan mühendis, avukat, öğretmen, akademisyen, sağlık ve teknik personelin görev ve sorumluluklarıyla orantılı ücret alamadığı, statü farklılıklarından kaynaklanan ücret dengesizliklerinin çalışma barışını bozduğu ifade edildi.
“Ücrette ve Vergide Adalet İstiyoruz”
Açıklamanın sonunda Türkiye Kamu-Sen, ek zam ve refah payının kalıcı şekilde düzenlenmesini, tüm ödemelerin emekli maaşına yansıtılmasını, birinci dereceye gelen tüm memurlar için 3600 ek gösterge sözünün hayata geçirilmesini ve güvenceli, kadrolu istihdam modeline geçilmesini talep etti.
Sendika yetkilileri, “Enflasyon kadar zammı kabul etmiyoruz. İnsanca yaşam, adil ücret, vergide adalet ve istihdamda güvence istiyoruz” ifadeleriyle çağrılarını yineledi.
Basın açıklaması, “Ücrette, vergide adalet; her şeyde adalet” sloganıyla sona erdi.






