Bayramlar; kavuşmanın, paylaşmanın ve gönüllerin birleştiği en özel zamanlardır. Özellikle mübarek Ramazan Bayramı, sadece sofraların değil...

Bayramlar; kavuşmanın, paylaşmanın ve gönüllerin birleştiği en özel zamanlardır. Özellikle mübarek Ramazan Bayramı, sadece sofraların değil, kalplerin de şeker tadında olduğu bir bayramdır. Ancak ne yazık ki her yıl bu güzel günlere gölge düşüren acı haberler de eksik olmuyor.

Bayram arefesiyle birlikte yollar dolup taşıyor. Memleketine gitmek isteyenler, sevdiklerine kavuşma heyecanıyla direksiyon başına geçiyor. Ama bu heyecan bazen dikkatsizlikle birleşince telafisi olmayan sonuçlar doğurabiliyor. Her yıl trafik kazalarında hayatını kaybeden onlarca insan… Geride kalan gözü yaşlı aileler… Bir ömür sürecek sakatlıklar… Ve maddi kayıplar…

Oysa biraz sabır, biraz dikkat, belki de birçok hayatı kurtarabilir.

Unutmamak gerekir ki; hız, insanı sevdiklerine daha çabuk kavuşturmaz. Aksine, onları sonsuza kadar ayırabilir. “Geç olsun, güç olmasın” sözü tam da bu günler için söylenmiş bir nasihattir. Bayrama yetişme telaşıyla yapılan bir hata, bayram sevincini ömre yayılan bir hüzne dönüştürebilir.

Bayrama sayılı günler kala herkes yollarda olacak. Bu yüzden sadece kendi hayatımızdan değil, trafikteki diğer insanların hayatından da sorumlu olduğumuzu unutmamalıyız. Emniyet kemerimizi takmak, hız sınırlarına uymak, uykusuz yola çıkmamak ve trafik kurallarına riayet etmek hayati önem taşıyor.

Bayram, sevdiklerimize kavuştuğumuzda anlamlıdır. Bir telefonun diğer ucunda değil, sofranın başında birlikte olabilmek en büyük nimettir.

Gelin bu bayramı gerçekten “şeker tadında” geçirelim. Ne bir annenin yüreği yansın, ne bir çocuğun bayramı yarım kalsın. Direksiyon başına geçen herkes, sadece kendini değil; bir ailenin umudunu taşıdığını unutmasın.

Herkese kazasız, belasız, huzur dolu bir bayram diliyorum.