Birleşmiş Milletler tarafından her yıl 11 Temmuz’da kutlanan “Dünya Nüfus Günü”, 2025’te de dünya nüfusunun yapısal özelliklerine dikkat çeken çarpıcı verilerle gündeme geldi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı 2024 verilerine göre, dünya genelinde nüfus 8 milyarı aşarken, Türkiye 85 milyon 664 bin 944 kişilik nüfusuyla 194 ülke arasında 18. sırada yer aldı. Türkiye, dünya nüfusunun %1’ini oluşturuyor.
En Kalabalık Ülkeler: Hindistan Zirvede
2024 yılı itibarıyla dünya nüfusunun en kalabalık ülkesi Hindistan oldu. 1 milyar 450 milyon 935 bin kişilik nüfusuyla zirvede yer alan Hindistan’ı, 1 milyar 419 milyon kişiyle Çin takip etti. Üçüncü sırada ise 345 milyon nüfusla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. Bu üç ülke, dünya toplam nüfusunun yaklaşık %39,4’ünü oluşturuyor.
Türkiye'nin Önünde Kimler Var?
Türkiye’nin hemen üzerinde İran (91,5 milyon), Vietnam (100,9 milyon), Mısır (116,5 milyon) ve Japonya (123,7 milyon) gibi ülkeler yer alırken, Türkiye Tayland (71,6 milyon) ve Almanya’nın (84,5 milyon) önünde bulunuyor. Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında Almanya’nın ardından ikinci sırada geliyor.
Nüfus Yapısı: Gençlikte Geride, Yaşlılıkta Önde
Türkiye'deki çocuk (0-17 yaş) nüfus oranı %25,5 ile dünya ortalaması olan %29,6’nın altında kaldı. Genç (15-24 yaş) nüfus oranı ise %14,9 ile dünya ortalaması olan %15,6’ya oldukça yakın. Öte yandan Türkiye’de yaşlı (65 yaş ve üzeri) nüfus oranı %10,6 ile dünya ortalaması olan %10,2’nin üzerinde yer alıyor. Bu da Türkiye’nin nüfus yapısında yaşlanma eğiliminin başladığını gösteriyor.
Doğurganlık Düşüyor, Ömür Uzuyor
Toplam doğurganlık hızı Türkiye’de 1,48 çocuk ile dünya ortalaması olan 2,25’in altında kaldı. Bu değer, Türkiye’de nüfusun kendini yenileme sınırının (2,1) altına düştüğünü gösteriyor. Buna karşın doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye’de erkeklerde 74,7 yıl, kadınlarda ise 80,0 yıl olarak belirlendi. Bu rakamlar, dünya ortalamalarının (erkeklerde 70,7 yıl, kadınlarda 76,0 yıl) üzerinde.
Nüfus Dinamikleri Geleceği Belirleyecek
Türkiye, genç nüfus potansiyelini yavaş yavaş kaybetmeye başlarken, doğurganlık oranlarındaki düşüş ve yaşlı nüfustaki artış, önümüzdeki yıllarda sosyal güvenlik sisteminden iş gücü piyasasına kadar birçok alanda yeni stratejiler gerektirecek. Dünya genelinde ise farklı coğrafyalarda farklı dinamikler ön plana çıkıyor: Afrika ülkeleri genç ve hızlı büyüyen nüfus yapısıyla dikkat çekerken, Doğu Asya ve Avrupa ülkeleri yaşlanan nüfus sorunuyla karşı karşıya.