“TÜRKİYE. AK PARTİ İKTİDARINDA HUKUKUN ÜSTUNLUĞÜNÜN TESİSİNDE ÇOK ÖNEMLİ MESAFELER ALMIŞTIR”

1994 yılında, Hakkâri Şemdinli Derecik İç Güvenlik Taburu Jandarma ekipleri tarafından Ormancık köyünde 12 kişinin öldürülmesi iddialarının aydınlatılması amacıyla Anayasa'nın 98, İç Tüzük'ün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasına dair BDP grubunun önergesi hakkında söz alan Milletvekili Tunç konuşmasında şunları söyledi:

“Hakkâri'nin Şemdinli ilçesinde, 1994 yılında 12 köylünün öldürülerek Derecik Taburuna gömüldüğü iddiaları üzerine Van Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma başlatılmış, 21 Temmuz 2009 tarihinde Derecik Taburunda kazı çalışması yapılmış, yapılan kazılarda herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. Hakkâri Barosu avukatlarının Van Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığına yaptığı ikinci başvurusu üzerine, ilk kazının gizli tanığın işaret ettiği yerden farklı bir yerde yapıldığı gerekçesiyle yeni bir kazının tanığın katılımıyla yapılmasına karar verilmiş; geçen hafta, Van Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığınca gizli tanık, Hakkâri Barosu avukatlarından 3 avukat, adli tıp uzmanları ve iş makineleri ile Derecik Taburunda gizli tanığın yer göstermesiyle, kayıp yakınlarının nezaretinde kazı çalışmaları yapılmıştır ancak bu kazılarda da bir bulguya rastlanmamıştır. Gizli tanıkların beyanları doğrultusunda şüphelilerle ilgili soruşturma devam etmektedir. Özel Yetkili Savcılığın soruşturmasının neticesine göre şüpheliler hakkında yasal işlem yapılacak ve haklarında dava açılacaktır. Araştırma önergesine konu olayla ilgili olarak adli makamlar gerekli soruşturmaları başlatmıştır. Bu durumda, adli soruşturmaların sonucunu beklemek gerekir. Anayasa'mızın 138'inci maddesine göre de devam eden davalarla ilgili olarak yasama Meclisinde görüşme yapılamayacağı hükmü vardır. İddia edilen olayın 1994 yılında meydana geldiği belirtilmektedir. O dönemden bu yana on yedi yıl geçmiştir. Geçen bu süre içerisinde çok sayıda hükûmetler gelmiş, geçmiş ancak olayla ilgili ciddi araştırma ve soruşturma bu dönemde yapılmıştır. Hâl böyleyken konu üzerinden AK PARTİ İktidarını eleştirmek doğru değildir. On yedi yıl önce gerçekleştiği iddia edilen olaylardan AK PARTİ İktidarını sorumlu imiş gibi göstermek, bu konu üzerinden siyaset yapmak iyi niyetli bir davranış değildir.”
Milletvekili Yılmaz Tunç’un bu konuşmasına BDP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani’nin, “Devletin sorumluluğundan söz ediyoruz Sayın Tunç”  diyerek tepki göstermesi üzerine Milletvekili Tunç; “Bugün ülkemiz, faili meçhullerle, yargısız infazlarla, işkence ve kötü muamelelerle anılmayan bir ülke hâline geldiyse bunda AK PARTİ hükûmetlerinin kararlı ve ısrarlı mücadelesi belirleyici olmuştur. Bu konuda teşekkür edecekken sürekli eleştiri yapılması haksızlıktır.” Dedi

Araştırma önergesinde ifade edilen olaylara benzer konularda geçmiş yıllarda Türkiye Büyük Millet Meclisinde araştırma komisyonlarının kurulduğunu belirten Milletvekili Tunç, “2002 yılından önce her bir faili meçhul cinayet için kurulan bu komisyonlar neticesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nden kaynaklanan sebeplerle de başarıya ulaşılamamıştır. Geçmiş komisyon raporlarını incelediğimizde biz bunları görüyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nde ve yeni anayasada yapılacak düzenlemelerle bu konularda Türkiye Büyük Millet Meclisinin daha aktif bir rol üstlenmesinin önü açılarak geçmişteki karanlık noktaların aydınlatılması son derece önemlidir.” Dedi.

Milletvekili Tunç; “Çetelerle, hukuk dışı yapılanmalarla, mafyayla, suç örgütleriyle kararlı bir şekilde mücadele eden, ülkemizin huzurunu bozmak isteyen şebekelerin yargı önünde hesap vermeleri için güvenlik güçlerimize, soruşturma makamlarına gereken her türlü desteği veren AK PARTİ Hükûmeti bundan sonra da ülkemizde karanlıkta hiçbir şey bırakmamaya kararlıdır.” Dedi.

“Demokratikleşme ve insan hakları alanında, hukukun üstünlüğünün tesisinde gerek mevzuat açısından gerekse uygulama açısından Türkiye çok önemli mesafeler almıştır.” Diyen Milletvekili Tunç; “Araştırma önergesine konu iddia edilen olay 1994 yılında gerçekleşmiş, bugün, bu Hükûmet döneminde, iddia edilen yerlerde kazılar yapılmakta, soruşturma devam etmektedir. Bu soruşturmaların neticesini beklemek gerekir. Araştırma önergesinin bugünkü gündeme alınmasını istemenin, konunun aydınlatılmasına yönelik bir tutum olmadığı kanaatindeyim çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma gündeminde görüşülecek yasa tasarı ve tekliflerine baktığımızda, seçim öncesi iki aylık bir çalışma süresi kaldığını da düşündüğümüzde, bu kısa süre içerisinde komisyonun kurulup araştırma yapması ve raporunu hazırlaması için yeterli bir süre zaten yoktur. Konu, adli makamlarımız, özel yetkili Van Cumhuriyet Savcılığımız tarafından soruşturulmaktadır.” Dedi.