Kent Lokantası mı, Kulüp Mü? Kamu Yararı Nerede Başlar, Nerede Biter.. Son günlerde kent lokantasına yapılan zamdan sonra sıkça sorulan bir soru var...
Kent Lokantası mı, Kulüp Mü? Kamu Yararı Nerede Başlar, Nerede Biter..
Son günlerde kent lokantasına yapılan zamdan sonra sıkça sorulan bir soru var...
Belediyeler, kent lokantalarını sübvanse ederken zarar etmeyi göze alıyor da, aynı belediye neden yarı profesyonel bir futbol kulübüne kaynak aktarmasın?
Cevap basit ama rahatsız eder....
Çünkü her zarar kamu yararı değildir.
Kent lokantaları kâr etmek için kurulmaz. Zarar etmesi baştan kabul edilmiştir. Çünkü amaç ticaret değil, sosyal dengeyi korumaktır. Bugün bir kent lokantasında uygun fiyata yemek yiyen öğrenci, emekli ya da dar gelirli bir yurttaş, doğrudan kamusal bir hizmetten faydalanır. Bu zarar; sosyal barışa, insan onuruna ve temel ihtiyaçlara yapılan bir yatırımdır.
Futbol kulüpleri ise bambaşka bir yerde durur.
Evet, bir kulüp şehrin hafızasıdır. Aidiyettir, duygudur, heyecandır. Kimse bunu inkâr etmiyor. Ama özellikle yarı profesyonel liglerdeki kulüpler, yapıları gereği kamu kaynaklarıyla sürekli ayakta tutulabilecek kurumlar değildir. Gelir üretmeyen, denetimi zayıf, sportif başarısı sürdürülebilir olmayan bir yapıya aktarılan para, çoğu zaman kamu yararı değil, kronik bir alışkanlık üretir.
Daha açık söyleyelim:
Kent lokantasında edilen zarar, açlığı azaltır.
Kulüpte edilen zarar çoğu zaman yönetim hatalarını örtmeye yarar.
Asıl mesele “futbola karşı olmak” değildir. Mesele önceliktir. Ekonomik krizin, hayat pahalılığının, yoksulluğun bu kadar derin olduğu bir dönemde, kamu parasının ilk adresi bellidir: sofra. Tribün duygusu, boş mideyi doyurmaz.
Bu, kulüpler tamamen sahipsiz kalsın demek de değildir. Ama destek varsa;
– Şartlı olmalıdır
– Şeffaf olmalıdır
– Proje bazlı olmalıdır
– Maaş ve prim ödemelerine değil, altyapıya ve gençliğe yönelmelidir
Belediyeler kulüplerin muhasebe bürosu, kasası ya da kurtarma sandığı olamaz.
Sonuçta mesele şu soruda düğümleniyor:
Kamu kaynağı, bugün karnı aç olan için mi kullanılmalı, yoksa yarın belki başarı gelir umuduyla mı?
Cevap zor değil.
Aç insan varken, tribün romantizmi kamu yararı değildir.
Ama doğru akılla, doğru yapıyla, doğru zamanda…
Futbol da yeniden gerçek bir kent değerine dönüşebilir.
