Sosyal Medyada bir METİN dolaşıyor... Bu metin zaman zaman ısıtılıp ısıtılıp ortaya çıkartılıyor.
Ama bu metninin çokça geliştirilmesi ve temel yanlışlardan kurtarılması gerekiyor.
Metinde Kozcağız’ın ilçe olması isteniyor. Olmayacak duaya Amin demekten öte değil...
Kozcağız halkının ve yerel siyasetçilerin bu metindeki heyecanı anlaşılabilir; aidiyet duygusu ve hizmet talebi en doğal vatandaşlık hakkıdır. Ancak , bu metin tamamen "duygusal ve siyasi pazarlık" odaklı bir dille yazılmış. Devlet aklı; "Bize oy verdiniz, bize borçlusunuz" veya "Bizden bakan çıktı" gibi argümanlarla değil, teknik, mali ve idari verilerle ikna olur.
Bu metnin sahiplerine, taleplerinin devlet nezdinde karşılık bulması için neden daha somut bir dosyaya ihtiyaç duyduklarını şu başlıklarla anlatabiliriz...
1. "Siyasi Sadakat" Bir İdari Kriter Değildir
Devletin idari yapılanmasında (ilçe yapma kararlarında) "yüksek oy oranı" veya "temsil gücü" gibi unsurlar yasal birer kriter değildir. Bir beldenin ilçe olması için 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve ilgili yönetmelikler devreye girer. Onlara, "Sandık sonuçları siyaseti bağlar, ancak İçişleri Bakanlığı ve Strateji Bütçe Başkanlığı'nı rasyonel veriler bağlar" diyerek gerçekçi bir zemin sunmalısınız.
2. "Eşik Nüfus" ve "Hizmet Etki Alanı" Eksikliği bu talep metninde hemen göze çarpıyor.
Metinde "İlçelerden büyüğüz" deniliyor ancak ilçe olmak sadece mevcut nüfusa değil, o merkezin çevresindeki köyler için bir "çekim merkezi" olup olmadığına bakar.
İlçe milli talep ederken Anlatılması gereken, Sadece Kozcağız merkezin nüfusu değil, kurulacak ilçeye bağlanacak köy sayısı, bu köylerin coğrafi yakınlığı ve Kozcağız'ın bu köylere sunduğu ticari/sosyal hizmet kapasitesi (hastane, banka, orta öğretim çeşitliliği vb.) analiz edilmelidir.
3. Bir belde ilçe olduğunda; kaymakamlık, emniyet müdürlüğü, adliye, mal müdürlüğü gibi onlarca kurumun binası ve personeli gerekecektir.
Metin sadece "yol ve doğalgaz" gibi belediye hizmetlerinden bahsediyor. Oysa devlet, "Ben buraya ilçe teşkilatı kurarsam, bu yatırımın kamu maliyesine yükü nedir ve karşılığında bölge ekonomisi ne kadar büyüyecektir?" sorusuna yanıt arar. Maliyet-Fayda analizi içermeyen bir talep, devlet için sadece "ek külfet" olarak görülür.
4. Coğrafi Zorunluluk (Mesafe Kriteri) pek dikkate alınmamış.
Bartın merkez ile Kozcağız arası yaklaşık 20 kilometredir. Modern devlet aklı, ulaşımın kolaylaştığı bir çağda merkeze bu kadar yakın noktaları ilçe yapma eğiliminde değildir (hizmetin yerinden yönetimi ilkesi gereği ciddi bir mesafe veya ulaşım engeli olması tercih edilir).
Önerimdir. "Yol yapıldı, ulaşıyoruz" demek aslında ilçe olma gerekliliğini zayıflatan bir argümandır. Bunun yerine, bölgenin Bartın merkezden bağımsız bir ekonomik havza (tarım, sanayi veya lojistik üssü) olduğu kanıtlanmalıdır.
5. Stratejik Planlama ve "Lobi" Dilinin Yanlışlığına da vurgu yapmalı isterim.
Metindeki "Kendi yolumuzu çizeriz" veya "Karşılıksız oy yoktur" ifadeleri siyasi bir resttir ve bürokrasiyi genellikle defansif bir pozisyona iter.
Peki muradınız Nasıl Anlatılmalı?
Devletle pazarlık "tehdit" üzerinden değil, "ilçe olmaya hazırız " üzerinden yapılır. Kozcağız’ın ilçe olması Bartın’ın genel gelişimine nasıl katkı sağlayacak? Bölgedeki göçü nasıl durduracak? Bu soruların cevabı metinde yok.
Kozcağızlı dostlarım, "Siyasi sitemlerinizde haklı olabilirsiniz ancak Ankara'ya giden bir dosyanın kapağında 'Bize oy verdik, ilçe yapın' yazarsa o dosya rafa kalkar. Dosyanın kapağında; 'Kozcağız Havzası Stratejik Kalkınma ve İdari Yapılanma Raporu' yazmalı; içinde ise nüfus projeksiyonları, kamu binası yerleşke planları, bölge ekonomisinin büyüme potansiyeli ve çevredeki 40-50 köyün merkeze erişim verileri olmalıdır. Devlet romantizme değil, rasyonaliteye bakar."
Kozcağız’ın ilçe olması için, siyasi destek zayıftır, coğrafya bu talebi desteklemiyor ekonomisi ve nüfusa bakarsak çokta gerekli değil...
Sadece köy hinterlandına bakarak da ilçelik kararı verilemez.
Kozcağızlı dostlarım, talepleriniz sanayileşme, göçü önleme, gelirleri artırma, yalan kalitesini, konforunu artırma üzerine olsun. Varsın adı köy olsun..
Isparta'nın İslamköyü, bizden Cumhurbaşkanı çıktı diye il olmak isterse,
İstanbul'un bazı ilçeleri, bizim milyon dan fazla nüfusumuz var diye il olmak isterse bunun sonu nasıl alınabilir.?