Camiler… Şehirlerin siluetine minareleriyle anlam katan, ezanıyla gönüllere dokunan, insanları aynı safta buluşturan kutsal mekânlarımız.

Camiler…

Şehirlerin siluetine minareleriyle anlam katan, ezanıyla gönüllere dokunan, insanları aynı safta buluşturan kutsal mekânlarımız.

Camiler ve Din Görevlileri Haftası vesilesiyle aslında sadece camilerimizi ve din görevlilerimizi değil, toplum olarak manevi değerlerimizle kurduğumuz ilişkiyi de yeniden düşünmemiz gerekiyor.

Bugün yeni camiler yapılıyor, minareler yükseliyor. Bu elbette güzel ve değerlidir.

Ancak bir caminin asıl zenginliği taşında, mermerinde, kubbesinde değil; saflarında duran insanlardadır.

Cami ne kadar görkemli olursa olsun, gönüller oraya uzaksa eksik bir şeyler var demektir.

Çünkü cami sadece namaz kılınan bir yer değildir.

Cami; kardeşliktir, dayanışmadır, huzurdur, paylaşmaktır.

Bir mahallede caminin ışıkları yanıyorsa, o mahallede yalnızca ibadet değil, komşuluk da yaşamalıdır.

Bir insan cenazesinde yalnız kalmamalı, hastalığında hatırlanmalı, zor gününde kapısı çalınmalıdır.

İşte caminin toplumsal ruhu burada ortaya çıkar.

DİN GÖREVLİLERİ SADECE NAMAZ KILDIRAN İNSANLAR DEĞİLDİR

Din görevlilerimize de bu noktada önemli bir görev düşüyor.

İmam, müezzin ve diğer din görevlileri toplumun manevi hayatında önemli bir sorumluluk taşıyor.

Bir cenazede acılı ailenin yanında oluyorlar.

Bir düğünde insanların sevincine ortak oluyorlar.

Bayramlarda, kandillerde, özel günlerde toplumu bir araya getiriyorlar.

Çocuklarla, gençlerle ve yaşlılarla iletişim kuruyorlar.

Bu nedenle din görevliliği yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda insana dokunma ve gönül kazanma sorumluluğudur.

Elbette din görevlileri de eleştirilebilir.

Yanlış yapan varsa yanlışının söylenmesi gerekir.

Fakat eleştiri başka, saygısızlık başka şeydir.

Bugün toplumda bazı mesleklere karşı olduğu gibi din görevlilerine karşı da zaman zaman saygının zayıfladığını görüyoruz.

Oysa insanın inancına, değerlerine ve toplumun manevi hayatına hizmet eden kişilere karşı ölçülü ve saygılı olmak hepimizin ortak sorumluluğudur.

CAMİLER GENÇLERİ BEKLİYOR

Belki de en fazla üzerinde durmamız gereken konu gençlerimiz.

Gençlerimizi camilerden uzaklaştıran sebepleri konuşmak zorundayız.

Onları sadece “gelmiyorlar” diye eleştirmek kolay.

Asıl mesele, “Neden gelmiyorlar?” sorusunu sorabilmek.

Genç kendisini camide rahat hissediyor mu?

Sorularını sorabiliyor mu?

Kendisine değer verildiğini hissediyor mu?

Çocuk camiye geldiğinde gürültü yaptığı için dışlanıyor mu, yoksa caminin bir parçası olarak mı görülüyor?

Bunlar üzerinde düşünmeliyiz.

Çünkü bugün camide küçük bir çocuğun elinden tutmazsak, yarın o çocuğun caminin kapısından uzaklaşmasına şaşırmamalıyız.

CAMİDEN ÇIKINCA NE KADAR DEĞİŞİYORUZ?

Belki de en önemli soru budur.

Camide saf tutuyoruz.

Peki camiden çıktıktan sonra hayatımızda ne değişiyor?

Komşumuzun hakkına dikkat ediyor muyuz?

Esnaf olarak müşterimizi kandırmıyor muyuz?

Çalışan olarak görevimizi hakkıyla yapıyor muyuz?

Yönetici olarak adaletli davranıyor muyuz?

Bir yetimin, bir garibanın, bir yaşlının derdini önemsiyor muyuz?

Çünkü din sadece sözlerden ibaret değildir.

Güzel ahlak, dinin toplumdaki en güçlü yansımalarından biridir.

Camiye giden insanın dili de, davranışı da, ticareti de, komşuluğu da güzelleşmelidir.

SADECE CAMİLERİ DEĞİL, GÖNÜLLERİ DE İMAR EDELİM

Bugün camilerimizi korumak kadar, camilerin temsil ettiği değerleri yaşatmak da önemlidir.

Minarelerimiz gökyüzüne yükselsin.

Ezanlarımız gönüllere huzur versin.

Camilerimizin safları çocuklarımızla, gençlerimizle, yaşlılarımızla dolsun.

Din görevlilerimize gereken saygı gösterilsin.

Ama bütün bunların ötesinde merhametimiz, adaletimiz, dürüstlüğümüz ve kardeşliğimiz çoğalsın.

Çünkü caminin kapısından girip çıkmak kolaydır.

Asıl mesele, caminin ruhunu hayatımıza taşıyabilmektir.

Bu vesileyle görevini samimiyetle ve fedakârlıkla yerine getiren bütün din görevlilerimizin Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nı kutluyorum.

Rabbim camilerimizi cemaatsiz, gönüllerimizi de merhametsiz bırakmasın.

Minarelerimiz yükselsin, saflarımız sıklaşsın, gönüllerimiz birbirine yaklaşsın.
[email protected]