Bartın TSO seçimlerinde 2022'nin tablosuyla 2026'nın tablosu arasındaki fark, yalnızca renklerin değişmesi değil. Sandık, temsil, güven ve değişim talebi …
Bartın TSO seçimlerinde 2022'nin tablosuyla 2026'nın tablosu arasındaki fark, yalnızca renklerin değişmesi değil. Sandık, temsil, güven ve değişim talebi üzerine yeniden düşünmemizi gerektiren bir sonuç ortaya koydu.
Bartın Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri geride kaldı. Şimdilik kesinleşmeyi bekleyen sonuçların gösterdiği tablo oldukça çarpıcı: Onur Aldatmaz'ın öncülüğündeki Mavi Liste, 12 meslek grubunun 9'unu kazanırken mevcut başkan Halil Balık'ın Beyaz Listesi 2 grupta kaldı. Bir grupta ise Pembe Liste kazandı.
Ancak bu sonucu anlamak için yalnızca 2026'ya bakmak yeterli değil. Biraz geriye, 2022'ye dönmek gerekiyor.
2022'de 10 grup, 2026'da 9 grup!
2022 seçimlerinde Halil Balık'ı destekleyen liste, 11 meslek grubunun 10'unu kazanmıştı. Bu, grup sayısı üzerinden yüzde 90,9'luk bir başarı demekti.
2026'da ise 12 meslek grubunun 9'unu Mavi Liste kazandı. Bu kez grup kazanma oranı yüzde 75'te kaldı.
Dört yılın sayısal karşılaştırması:
- 2022: 11 meslek grubunun 10'u Halil Balık'ı destekleyen listenin elindeydi.
- 2026: 12 meslek grubunun 9'u Onur Aldatmaz'ın öncülüğündeki Mavi Liste tarafından kazanıldı.
- 2022: 25 kişilik oda meclisi oluştu.
- 2026: 30 kişilik oda meclisi oluştu.
Burada önemli bir ayrıntı var: Meslek grubu sayısı ve meclisin büyüklüğü değiştiği için bu iki seçimi yalnızca kazanılan grup sayısıyla değerlendiremeyiz. Yine de oranlar, dört yıl içinde ortaya çıkan temsil tablosundaki değişimi açık biçimde gösteriyor.
2022'de güçlü görünen bir yönetimin, 2026'da neden bu ölçüde geride kaldığı sorusu artık kaçınılmaz.
Asıl çarpıcı sonuç: Halil Balık kendi grubunda kaybetti!
Seçimin en dikkat çekici başlıklarından biri, mevcut başkan Halil Balık'ın aday olduğu 11. meslek grubunda ortaya çıktı.
Açıklanan sonuçlara göre Mavi Liste 80, Beyaz Liste 40 oy aldı.
Başka bir ifadeyle, Halil Balık'ın kendi grubundaki yarış ikiye bir sonuçlandı.
Bir kurumun başkanının kendi meslek grubunda kaybetmesi, yalnızca bir sandık sonucu değildir. Sembolik anlamı da vardır. Çünkü başkanın en yakından tanındığı, çalışmalarının ve ilişkilerinin doğrudan değerlendirilebildiği alanda ortaya çıkan sonuç, üzerinde düşünülmesi gereken bir mesaj taşır.
Elbette bu sonuç, bütün üyelerin Halil Balık'ın yönetimini başarısız bulduğunu tek başına kanıtlamaz. Fakat mevcut başkan olmanın avantajının, kendi grubunda dahi seçim kazanmak için yeterli olmadığını gösterir.
2022'de de işaretler var mıydı?
2022 seçimleri sonrasında yapılan başkanlık oylaması da ilginç bir ayrıntı barındırıyordu.
Halil Balık'ın yeniden başkan seçildiği oylamada, tek liste bulunmasına rağmen 24 meclis üyesinden 16'sı listeye oy verirken 8 oy boş çıkmıştı.
Bu oran, meclisin üçte birinin oylamada boş oy kullandığı anlamına geliyordu.
O günkü sonuç, Balık'ın yeniden başkan seçilmesini engellemedi. Ancak güçlü bir meslek grubu zaferi ile bütün meclisin aynı ölçüde destek vermesi arasında fark bulunabileceğini de gösterdi.
Şimdi geriye dönüp baktığımızda şu soru önem kazanıyor:
2022'de sandıkta görülen güçlü tablo, dört yıl boyunca aynı ölçüde bir güvene dönüşebildi mi?
Bu sorunun yanıtını yalnızca rakamlardan çıkarmak mümkün değil. Üyelerin beklentileri, oda yönetiminin iletişimi, temsil anlayışı ve ekonomik koşullar gibi başlıkların da incelenmesi gerekiyor.
683 oy, yüzde 63,1 destek!
2026 seçimlerinde açıklanan gayriresmî toplamlar şöyle:
- Mavi Liste: 683 oy
- Beyaz Liste: 347 oy
- Pembe Liste: 30 oy
- Sarı Liste: 18 oy
- Geçersiz oy: 5
Toplam 1.083 oy kullanıldı.
Mavi Liste, Beyaz Liste'ye 336 oy fark attı. Kullanılan oylar içindeki payı yaklaşık yüzde 63,1 oldu.
Ancak 1.530 kayıtlı üye bulunduğu bildirilen odada 683 oy, toplam üyelerin yaklaşık yüzde 44,6'sına karşılık geliyor.
Bu ayrım önemli. Sandığa katılanların çoğunluğunun tercihiyle kayıtlı üyelerin tamamının tercihi aynı şey değildir. Oy kullanmayan üyelerin ne düşündüğünü bilmiyoruz.
Bununla birlikte, kullanılan oyların dağılımı ve meclis aritmetiği Mavi Liste'nin belirgin bir üstünlük sağladığını gösteriyor.
Mecliste 23 sandalye: Yeni yönetimin eli güçlü
Otuz kişilik mecliste Mavi Liste 23, Beyaz Liste 5, Pembe Liste ise 2 sandalye elde etti.
Bu, meclisin yüzde 76,7'sinin Mavi Liste'den seçildiği anlamına geliyor.
Şimdi gözler, 24 Ekim'de yapılması planlanan yönetim kurulu başkanlığı seçimine çevrilecek. Meslek komitesi ve meclis seçimleri, yönetim kurulu başkanının seçilmesiyle aynı işlem değil. Dolayısıyla meclisteki çoğunluk, Onur Aldatmaz için çok güçlü bir avantaj olsa da başkanlık oylamasının sonucu ayrıca kesinleşecek.
Aldatmaz'ın önündeki fırsat büyük. Fakat beklentiler de aynı ölçüde büyük olacak.
Çünkü geniş çoğunluk, yalnızca karar almayı kolaylaştırmaz; başarısızlık durumunda sorumluluğun paylaşılabileceği alanı da daraltır.
Sandık kapandı, zafer yürüyüşü başladı!
Seçim gününün dikkat çeken görüntülerinden biri de sonuçların ardından yaşandı.
Mavi Liste'yi destekleyen üyeler, Cumhuriyet Ortaokulu'ndan Kemer Meydanı'na yaklaşık 800 metrelik bir yürüyüş gerçekleştirdi. Alkışlar ve kutlamalarla tamamlanan bu yürüyüş, oda seçimlerinin alışılmış kurumsal sınırların dışına taşan bir görüntüye dönüştüğünü gösterdi.
Bunu bir gövde gösterisi olarak okumak mümkün. Fakat daha önemlisi, seçimin kamuoyunda ne kadar görünür hâle geldiği.
Yine de Bartın'da bu tür bir yürüyüşün ilk kez yapıldığını söylemek için geçmiş seçimlerle karşılaştırma yapmak gerekir. İlk olma iddiasını doğrulamadan kesin hüküm vermeyelim.
Bir başka dikkat çekici ayrıntı: Anne-oğul aynı mecliste mi?
Seçim sonuçları etrafında konuşulabilecek konulardan biri de aile bağlarının oda temsilinde nasıl bir tablo oluşturduğu.
Gülin Aldatmaz'ın 11. grupta Mavi Liste'den seçildiği haberleştirildi. Onur Aldatmaz'ın da yeni meclis yapısında yer alması, anne-oğulun aynı mecliste bulunacağı yönündeki iddiayı gündeme getiriyor.
Bu ilişki ve görev durumu kesin olarak doğrulanırsa, Bartın TSO açısından dikkat çekici bir insan hikâyesi ortaya çıkabilir. Ancak bunu “bir ilk” olarak nitelendirmek için geçmiş dönemlerin kayıtlarına bakmak gerekir.
Aile ilişkileri üzerinden peşin bir değerlendirme yapmak yerine, asıl soruyu sormak daha doğru: Seçilen herkes, hangi aileden veya çevreden geldiğinden bağımsız olarak, temsil ettiği üyelerin sorumluluğunu yerine getirebilecek mi?
Halil Balık neden kaybetti, Onur Aldatmaz neden kazandı?
Bence seçim sonuçlarının asıl analizi burada başlıyor.
Halil Balık'ın kaybını yalnızca rakibinin başarısına bağlamak eksik olur. Görevdeki bir başkan, tanınırlık ve deneyim gibi önemli avantajlara sahiptir. Buna karşılık görevde bulunmak, her zaman seçmenin beklentilerinin karşılandığı anlamına gelmez.
Üyeler daha fazla iletişim, daha güçlü temsil, yeni yatırım perspektifleri veya farklı bir yönetim anlayışı beklemiş olabilir. Bunlar araştırılması gereken ihtimallerdir; kanıtlanmış seçim nedenleri değildir.
Onur Aldatmaz'ın başarısında ise örgütlü liste çalışması, farklı meslek gruplarında kurulan temsil dengesi ve değişim mesajının etkili olduğu düşünülebilir.
Kendisinin seçim sonrasında “Bartın'da fark yaratmak” ve “geçmişten farklı işler yapmak” yönündeki açıklaması da yeni dönemin temel beklentisini ortaya koyuyor.
Şimdi bu sözlerin somut karşılığını görme zamanı.
Yeni yönetim; sanayi yatırımları, üretim, istihdam, mesleki dayanışma ve oda üyelerinin sorunları konusunda ne yapacak? Bartın'ın ekonomik geleceğine hangi projelerle katkı sunacak? Küçük işletmelerin sesi, büyük işletmelerin gücü karşısında ne kadar duyulacak?
Bunlar, seçim sonrasında sorulması gereken gerçek sorular.
Son söz: Sandık bir gün, güven dört yıl!
2022'de Halil Balık'ın desteklediği liste 11 grubun 10'unu kazandı. 2026'da Onur Aldatmaz'ın Mavi Listesi, 12 grubun 9'unu kazanarak mecliste geniş bir çoğunluğa ulaştı.
Dört yıl önce güçlü görünen tablo, bugün farklı bir temsil dengesiyle karşı karşıya.
Bu değişim bize tek başına bir kişinin neden kaybettiğini veya diğerinin neden kazandığını anlatmaz. Fakat kurumlarda hiçbir üstünlüğün sonsuza kadar sürmeyeceğini hatırlatır.
Seçim kazanmak bir başarıdır. Ancak asıl başarı, seçmenin güvenini korumak ve verilen sözleri hayata geçirmektir.
2022'de sandık güçlü bir yönetimin önünü açtı. 2026'da ise değişim isteyenler güçlü bir çoğunluk elde etti.
Şimdi Bartın iş dünyasının beklediği cevap şu:
Dört yıl sonra hangi rakamları konuşacağız? Kaç grup kazanıldığını mı, yoksa Bartın'a ne kazandırıldığını mı?

