Yıllardır halı altına süpürülen kronik sorunlar, yönetilemeyen idari süreçler ve kaçırılan çözüm fırsatları, bazı çifte standart uygulamaları…
ÇÖZÜMSÜZLÜK ÇORAKLAŞMA GETİRİR
Yıllardır halı altına süpürülen kronik sorunlar, yönetilemeyen idari süreçler ve kaçırılan çözüm fırsatları, bazı çifte standart uygulamaları, artık turizm kenti Amasra’nın kapısına dayandı. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo; sıradan bir yerel anlaşmazlık veya münferit bir olay değil, Amasra turizminin geleceğidir.
Aspirin Tedavileri süreci Bitti....
Gerçeklerle Yüzleşme Vakti
Bugünkü kaotik tablonun temelinde, kamu mülklerinin yönetiminde geçmişten bu yana günü kurtarma refleksleriyle hareket edilmesi yatmaktadır. "Kervan yolda düzülür" mantığıyla yürütülen, hukuki ve idari altyapısı eksik kiralama süreçleri; bugün denetim mekanizmaları devreye girdiğinde kaçınılmaz bir krize dönüşmüştür.
Yıllardır kalıcı ve adil çözümler yerine geçici formüllerle idare edilen sistem, turizmi kör topal bugüne getirmiştir. Artık aspirin tedavilerinin devri kapanmış; somut, acı ve geriye dönüşü zor gerçeklerle yüzleşeceğimiz bir sezondayız. Çözümü yıllardır ertelediğimiz için bugün bu noktadayız.
Dükkan Kapanmaları, Tur İptalleri ve Kaybedilen Pazar Payı demektir...
Yaşanan idari belirsizlikler ve çözümsüzlük ortamı, Amasra ticaretinin ve turizm damarlarının hızla kurumasna yol açmaktadır.
Artan Dükkan Kapanmaları, Şehre değer katan, yatırım yapan, yüz akı sembol, teizm çilerin muhattap kabul ettiği işletmelerin tek tek faaliyetlerini sonlandırması esnaf dokusunu zedelemektedir.
Tur İptalleri ve Sözleşme Krizi satıh yaptı.
Belirsizlik iklimi tur operasyonlarını doğrudan vurmuştur. Şimdiden yüzlerce turun iptal edildiği, yeni sezon sözleşmelerinin askıya alındığı iddia edlmektedir.
Rakip Yörelerin Yükselişi ...
Turizm dünyası boşluk kabul etmez. Amasra’da tutunamayan tecrübeli işletmeler birikimlerini başka bölgelere kaydırırken, Amasra turistik açıdan hızla çoraklaşmaktadır.
Hukuk Savaşları ve Kaybedilen Dinamizm de çabası...
Önümüzdeki süreç, krizin boyutunu bambaşka bir aşamaya taşıyacaktır. İdareler ile esnaflar arasında tazminatlar, zararların karşılanması ve kâr kayıpları savaşı tamamen hukuki zeminde başlayacaktır. Yıllardır biriken sorunlar çözülmek yerine mahkemelere taşındıkça, bu yöre bütün enerjisini ve ticari dinamizmini mahkeme koridorlarında, tazminat davalarında ve kısır çekişmelerde tüketecektir. Enerjisini üretime ve turizme değil kavgaya harcayan bir şehir, kaçınılmaz olarak küçülür.
Turistin ve Tur Organizatörlerinin Gerçekliği farklıdır.
Şunu sahadaki tüm objektifliğiyle görelim ki, Turistleri ve tur organizatörlerini süslü beyanatlar değil; doğrudan turizm işletmelerinin kalitesi, çeşitliliği ve sunduğu hizmet standardı ilgilendirir.
Altyapısı çözülmemiş, dükkanları kapanan, hukuki belirsizlikler ve davalar içindeki bir destinasyona hiçbir tur operatörü misafir getirmek istemez. Tarihi surlardan ve denizden ibaret olmayan bu şehrin gerçek ruhu esnafıdır; esnaf dokusunu kaybeden bir kent, turistik değerini tamamen yitirir.
Bir Amasra Sevdalısının Son Uyarısı...
Amasra’da barınamayarak tecrübeleriyle başka yörelere kayan işletmeler bir yolunu bulup yollarına devam ederler; ancak kaybeden ve çoraklaşan Amasra olur.
Toplum gönüllüsü bir yazar olarak çağrım şudur..
Meseleleri kim şahsileştirirse şahsileştirsin, odak noktamız Amasra’nın geleceği olmalıdır. Günü kurtaran refleksler, yasaları kriz fırsatına çeviren bürokratik çıkmazlar bu şehre zarar vermektedir. Şimdiden açıkça uyarıyorum; bu gidişata ortak bir akılla "dur" denilmezse, Amasra coğrafi adını koruyan ama turistik ruhunu tamamen yitirmiş sessiz bir kasabaya dönüşecektir.

